24 Şubat 1987 – 24 Şubat 2018 Mezuniyetimin 31. yılında bu sefer konuşma yapmak için İTÜ’deydim.

31 sene önce bugün mezuniyet belgemi almak için son kez öğrenci olarak gelmiştim İTÜ’ye. Yine bir 24 Şubat günü bu sefer konuşma yapmak için okulumda olmak benim için çok anlamlıydı.

Böyle bir günde tıklım tıklım bir salonda gözleri ışık dolu arkadaşlara konuşmak da ayrıca çok keyifli ve motive edici idi.

Teşekkürler Muhendisliğe Hazırlık Kulübü. İyi ki varsınız genç arkadaşlarım. Tüm bu sıkıntılı günlerde sizlerin varlığı gelecek için umutlarımı canlı tutmama yardımcı oluyor.

24 Şubat Cumartesi (saat 11.00) İTÜ’de CIVILCON 2018 kapsamında öğrenci arkadaşlarımla Kariyer Planlamasını konuşacağız

24 Şubat Cumartesi (saat 11.00) İTÜ’de CIVILCON kapsamında öğrenci arkadaşlarımla Kariyer Planlamasını konuşacağız.

ITÜ’deki seminerlerimde evime döndüğüm zaman hissettiğim o rahatlatıcı huzuru yaşarım. Kürsüye çıktığımda bir an, seneler önce aynı koltuklarda oturup okulumuza gelen konukları dinlerken yaşadıklarımı hatırlamaya çalışır, geleceğin bir an önce gelmesini istediğim o hiç bitmeyeceğini zannettiğim günleri düşünürüm. Sonrası mı? Bu duygularla başlarım konuşmaya. Bu hissettiklerim mi, İTÜ’nün çatısı altında olmanın getirdiği o güzel enerji mi rahatlatır beni bunu da bilemem bir türlü.

Engin Geçtan’dan Altını Çizdiklerim

“Yapamam ki!” gerekçesiyle gerçekleştirmekten kaçındığımız davranışların çoğu aslında yapmak istediklerimizdir. Yapmak istemediklerimiz zaten aklımıza gelmez.

İnsanlar, birbirlerine kendi senaryoları doğrultusunda roller verip, karşılarındakilerden bu rolleri gerçekleştirmesini bekler oldular. Sonuç, düş kırıklıkları, kızgınlıklar ve kendimizden kaynaklandığını bir türlü kavrayamadığımız yalnızlık.

Hayat Sayfa 10)

Bir insan diğer insanları ne denli çok sevdiğinden söz ediyorsa, bunu neden ilan etme gereğini duyduğu sorusu da akla gelir. Çünkü insanları gerçekten seven biri, bunu sürekli dile getirme gereğini duymaz, sevgisini yaşantıya çevirir.

İnsan Olmak

Büyük kent insanının sık kullandığı uyuşturuculardan biri de hızdır.

Mutluluk, o anda yaşanılan her şeyi hissedebilmektir.

İnsan Olmak

İnsanın kendi içinde ürettiği kargaşa, dış dünyadaki gerçek tehlikelerden çok daha ürkütücüdür.

Fırsat bulduğunda çılgınlık yapmayan insan bilge olamaz.

Sorumluluğunu üstlenen kişi özgürdür. Özgür insan daha az korkar, onun için sevebilir!

İnsan Olmak

Beyin bir organ değil süreçtir ve her an kendini yaratmayı sürdüdür.

Hayat

Toplumun erkek kimliğine ilişkin beklentilerini karşılayamadığı için kendisini değersiz bulan insanlar, erkekliklerini abartılmış bir biçimde yaşayarak üstün bir varlık olabilecekleri sanısına kapılırlar.

İnsan Olmak

Dünyada bazı şeyler yanlış gidiyorsa bu, bireyde bir şeyler yanlış gidiyor, dolayısıyla bende de bir yanlışlık var demektir. Bu yüzden, eğer duyarlı biriysem önce kendimi düzeltmeliyim.

Hayat

Depresyon belirtilerini şöyle ifade etmişti:

“İşler yolundaymış gibi yaşayanlar. Yani mış gibi yapanlar. Evinde yalnız kalamayanlar, sürekli çalışanlar, durmaksızın koşturanlar, uyuşturucusu ‘hız’ olanlar. İçimizdeki boşluk…”

Sevgi, bütün beklentiler karşılandıktan sonra geri kalan şeydir

Ben bir insanla içten bir ilişkim olduğuna inanıyorsam ve o bana yanlış gelen bir şey yapmışsa,‘‘Ayıp olur’’diye kendimi engellersem, bazen korkunun ya da yüreksizliğin de adı ayıp olabilir; içimde biriken kızgınlığın bedelini daha ağır öderim

Oysa bir insan ancak kendi içinde devrikse başkaları tarafından devrilebilir.

İnsan eskisinden çok daha fazla sayıda insanla,çok daha kısa süreli, daha yüzeysel ilişkiler kurma eğilimindedir.Bu,soğuk bir günde karşılaşan bir grup kirpinin öyküsüne benzer

Hayatı ona katıldığınız oranda öğrenirsiniz

Sen ülke için ne yapacaksan yap. yapmayanlarla uğraşıyorsan, onlardan farkın olmaz! Hiçbirimiz, birimize bu bağlamda karışamayız, yargılayamayız da. Senin kendi açılımın önemli. Çünkü başkasını yargılamak, kendinden kurtulmanın bir yoludur.

Duygusal olarak sığ, yakın ilişkilerden korkan sahte bir içgörüye sahip, cinselliğin karmaşasına düşkün, yaşlılık ve ölüm korkularıyla dolu yeni narsistler geleceğe olan ilgilerini yitirmişlerdir.

Hayat

Ben kimim?” sorusunun cevabına, “Biz kimiz?”in yanıtı verilmeden ulaşabileceğine inanmıyorum. Biz, tarih duygusundan yoksun, dünyayla ilişkimizde yüzeysel bir toplumuz. Nereden gelip nereye gitmekte olduğumuzu umursamadan serseri mayın misali yaşamaya alışmışız.

Hayat, kaçan bir düşün gölgesinden başka nedir ki?

20 Şubat 2016 tarihinde günlüğüme düştüğüm not

“Hayat, kaçan bir düşün gölgesinden başka nedir ki?” demiş Umberto Eco.

Bugün Eco’nun ardından yazılanları okurken, Eco’nun çok kapsamlı bir kütüphanesinin olduğunu, 50.000’in üzerinde kitapa sahip olduğunu öğrendim. Ne büyük bir zenginliğe sahipmiş. Bildiğim Orhan Pamuk’un kitaplığında 20.000 kitabı var. Benim yaklaşık 4000 kitaplık kütüphanem nasıl da küçük göründü gözüme 😔