Bir işe girerken öncelikle neye dikkat edilmeli?

İşe girerken, firmanın sağladığı yan haklar, çalışma şartları, maaş çok önemli ama bunların hepsinden daha önemlisi o firmanın insana verdiği değerdir. Bu değeri / önemi anlamanın en basit yolu firmanın İnsan Kaynakları yönetimine ve İK çalışanlarına bakmak. İşe başvuru sürecinde şirketin sizi incelediği ve ölçtüğü kadar, siz de şirketi karşınızdaki İK’cılar üzerinden tahlil edebilirsiniz.

Şantiye Yönetimi Eğitimi

Udemy Platformunda yayınlanmaya başladığı günden itibaren en çok satan eğitimler listesine giren Şantiye Yönetimi Eğitimime aşağıdaki linki tıklayarak %35’in üzerinde bir indirimle sahip olabilirsiniz. 
 
 
Kampanya sonu 22 Ekim Saat 23.59’dur.
Derslerimi izlemekle birlikte, tüm içeriklerini de PDF dosya olarak bilgisayarınıza yükleyebilirsiniz. Ayrıca Şantiye Yönetimi konusunda hazırladığım 50’nin üzerinde soru/cevabı ve şantiyedeki uygulamalar baz alınarak düzenlenmiş ödevleri yaparak “Şantiye Yönetimi” konusunu daha da içselleştirilirsiniz.
Video ve Ders Notları Yayınlanan Şantiye Yönetimi Derslerim
  • Maliyet Yönetimi 
  • Alt Yüklenici Yönetimi 
  • Şantiye Organizasyonu 
  • Planlama Yönetimi 
  • Satın Alma Yönetimi 
  • Dizayn Yönetimi 
  • Hakediş Yönetimi
  • Sözleşme Yönetimi
Cem Kafadar
İnşaat Mühendisi (ITU 1982-87)
1inşaat Danışmanlık
https://cemkafadar.net/

Not: Ayrıca Şantiye Yönetimi ile ilgili faydalanabileceğinizi düşündüğüm çok sayıda dökümanı da kurs programı üzerinden temin ederek bilgisayarınızda dosyalayabilirsiniz. Kurs programına önümüzdeki günlerde “Teklif Yönetimi” ve “Alt Yüklenici Tedariği” dersleri de eklenecektir.

Şehir insanının yaşadığı tekdüze hayat üzerine bir değerlendirme

Her sabah nereye gittiğini bilmeden bir işe giden, her akşam nereden çıktığını bilmeden bir işten çıkan, sevmediği hayatı yaşayan, sevmediği işi yapan, sevmediği kişilerle yaşayan, kalabalıkların yüzünden yaşamaya karşı, ne bir sevgi, ne de bir sevgisizlik işareti olmadan gelip geçen, her akşam evinin dört duvarı arasına sanki bir mezara girermiş gibi giren, gecelerini bir sıkıntı yorganının altında yalnız ya da yanındaki yabancı gövdeyle geçiren; bütün ölü kentlerin, ölü doğmuş çocukları!

Size bu ölü yaşamı hazırlayan “burjuvazidir” ve bu acımasız oyunun varlığını siz izin verdiğiniz sürece sürecektir. ”

Maxim Gorki

Kendimizi de, hayatımızı da nasıl tüketiyoruz?

Pahalı, lüks şeyler alıp onları tüketerek kaynağını çözemediğimiz, çözmek için üzerinde kafa dahi yoramadığımız sorunlarımıza çözüm bulmaya çalışıyoruz. Psikolojik gereksinimlerimizi doğru çözümleyemediğimiz için sürekli olarak maddi şeylere yöneliyoruz. Yöneldiğimiz bu maddi nesneler psikolojik ihtiyaçlarımızı karşılayamadıkları gibi bizim gerçek ihtiyaçlarımızı bulmamıza da yardımcı olmuyorlar. Sonuçta kurtulamadığımız bir kısır döngü içinde kendimizi de hayatımızı da tüketiyoruz.