Samsun’daki keyifli seminerimden kalanlar…

Samsun’da öğrenci arkadaşlarla iş dünyasına yönelik okullarda öğretilmeyenleri, muhtemelen bundan sonra da öğretilmeyecekleri;

Bugünden iş dünyasına nasıl hazırlanabileceklerini,

Doğru bir kariyer yönetimi için neler yapabileceklerini,

Networklerini nasıl genişletebileceklerini,

Nitelikli bir iş bulmak için neleri yapmaları, neleri yapmamaları gerektiğini

İşe alımlarda firmaların öncelikle dikkat ettiği noktaları,

İşe girdikten sonra onları bekleyen bilinmezlikleri,

Proje yönetiminin püf noktalarını,

Şantiye yönetimini,

Düşünmeyi öğrenmenin neden yabancı dil öğrenmekten daha önemli olduğunu,

Kötü bir mühendis olmanın en kısa yollarını ,

Geleceğin dünyasının nasıl insanlara ihtiyaç duyacağını,

Yapay zekanın yapamayacağı şeyleri,

Tüm bilim kurgu filmleri neden gerçek dışı olduğunu,

Gelecekteki patronlarımız algoritmalarla nasıl başa çıkacağımızı,

Belki de en önemlisi, geleceğin nasıl geleceğini konuştuk…

İnşaatı sırasında sık sık geldiğim Samsun Çarşamba Havalimanındayım…

İnşaatı sırasında sık sık geldiğim Samsun Çarşamba Havalimanındayım. 1998 yılı idi Alarko Holding’te işe yeni başlamıştım. Kontrol Değerlendirme Raporu hazırlamak için gittiğim ilk projeydi Çarşamba Havalimanı Projesi. Sonrasında çok sayıda proje için birçok farklı şehre gittim. Ama hiçbiri Samsun’daki o ilk raporum kadar heyecanlandırmamıştı beni. Ya yanlış bir şeyler yazsaydım, ya işleri karıştırsaydım. İşe girer girmez yazdığım ilk raporla bir çok insanı karşıma alırsam başıma neler gelirdi? O ilk raporumda yazdıklarım ne kadar işe yaradı bilemiyorum ama altı yıl çalıştım Alarko’da. 2 yıl boyunca da çok kez gittim geldim Samsun’a. Bir çok dost kazandım bu projede. Bugün On Dokuz Mayıs Üniversitesi’de vereceğim seminer için geldiğim bu şirin havalimanına inerken o kaygılı ama bir o kadar da keyifli Samsun seyahatlerimi düşündüm…

Uçağın kalkış anlarının bana hissettirdikleri

Uçağın kalkış anlarının bana hissettirdikleri

Uçak yolculuklarında o havalanma anlarını çok severim. Büyük bir hızla yeryüzünden yükselmeye başlamak, aşağıdaki her şeyin, o koskoca yapıların yavaş yavaş küçülmeye başlaması, bir anlığına günlük hayatımızda dert ettiğimiz şeylerin de uzaktan, yıllar sonrasından bakıldığında gözümüze ne kadar da küçük görüneceğini düşündürtür bana. 😊 Sınırsız gökyüzü de, sonsuz zamana benzemez mi bir yerde?

30 Nisan’da Samsun’da On Dokuz Mayıs Üniversitesi’ndeyim…

Samsun’da öğrenci arkadaşlarla iş dünyasına yönelik okullarda öğretilmeyenleri, muhtemelen bundan sonra da öğretilmeyecekleri;

Bugünden iş dünyasına nasıl hazırlanabileceklerini,

Doğru bir kariyer yönetimi için neler yapabileceklerini,

Networklerini nasıl genişletebileceklerini,

Nitelikli bir iş bulmak için neleri yapmaları, neleri yapmamaları gerektiğini

İşe alımlarda firmaların öncelikle dikkat ettiği noktaları,

İşe girdikten sonra onları bekleyen bilinmezlikleri,

Proje yönetiminin püf noktalarını,

Şantiye yönetimini,

Düşünmeyi öğrenmenin neden yabancı dil öğrenmekten daha önemli olduğunu,

Kötü bir mühendis olmanın en kısa yollarını 😊,

Geleceğin dünyasının nasıl insanlara ihtiyaç duyacağını,

Yapay zekanın yapamayacağı şeyleri,

Tüm bilim kurgu filmleri neden gerçek dışı olduğunu,

Gelecekteki patronlarımız algoritmalarla nasıl başa çıkacağımızı,

Belki de en önemlisi, geleceğin nasıl geleceğini konuşacağız… 😊

Yazılı Kanyon ve Epiktetos’un Hür insan üzerine şiiri

Epiktetos’un MS 1. yüzyılda kayalara oyularak yazılı şiiri maalesef bizim define avcılarının o kayanın ardında saklı bir hazine olabileceği düşüncesi ile patlatılmış. Patlatılan noktanın çevresinde şiirin bir kısmı görülüyor. Şiirde Hierapolis’li Epiktetos’a övgülerin olması, Epiktetos’un felsefesine ters gibi geldi bana. Sanki bir hayranı bu şiiri ona yazmış diye düşündüm.

Hür insan üzerine şiir

Ey yolcu, yol hazırlığını yap ve koyul yola; şunu bilerek :

Hür kişi sadece karakterinde hür olan kişidir

Kişi hürriyetinin ölçüsü bizzat kendi doğasında bulunur

Ve kararında içtenlikliyse hür kişi ,

Yüreğinde ise dürüstlüğü, işte bunlar asil yapar kişiyi

Ve bununla yücelir hür kişi, hatalarla değil.

Ana-babadan gelen uydurma bir asaletten tad almaz o

Zira ana-baba değildir hür insanı doğuran

Zeus’tur herkese ata olan ve de tek kök insanoğluna

Herkesin tek şansı vardır. O alır kader icabı beden güzelliğini

Budur soy güzelliği ve hür olma hali gerçek anlamda.

Ruhen köle olan ise sakınmaz kötü sözden, katmerli köle de olsa

Aşırılıktır şiarı bu kişinin, yüreğinde soysuzluk vardır

Ey yolcu, Epiktetos köle bir anadan doğmuştu, ama

Yüceydi herkesten, bir kartal gibi: bilgelikte ise takdire şayandı ruhu

Söylemem gerekirse, tanrısal bir varlık doğurdu onu. Keşke şimdi de (bu mümkün olsa)

Böylesine yararlı ve sevinç kaynağı bir insan

Tüm ünlü kişiler arasında köle bir anadan dünyaya geldi.