Kafamızı doldurduğumuz saçma şeyler

Böyle bir geceyi bütün varlığımızla içemeyişimizin sebebi kafamızı birçok saçma şeylerin doldurmuş olmasıdır. On bin yirmi bin sene evvelki insanlar gibi olabilsek, tabiatı onların gözüyle görsek muhakkak ki şimdi burada böyle sükûnetle oturamazdık. Onlar güneşi, ayı, falanca büyük tepeyi veya filan bulutu ve yıldırımı babalarının hayrına mı Allah yaptılar? Onlar tabiatta saklı duran ruhu bizden iyi anlamışlardır. Halbuki bizim bunu yapmamıza imkân yok. Minimini kafalarımızı ukalaca kitaplar, birbirinden çürük bilgiler, neticesi olmayan hesaplar ve Allah kahretsin, karmakarışık menfaat düşünceleri dolduruyor… Söyle, hangi ilim, hangi şiir, hangi aşk, hangi devlet bu manzaradan daha güzel, daha muhteşemdir? Buna rağmen burnumuzu kaldırmadan bozuk kaldırımlarda yürüyüp gitmekte devam ediyoruz.

Sabahattin Ali

Orta yaş üzerine…

Ömrün dönemeçlerinde orta yaş ile başlayan süreci biraz balkona çıkmaya benzetiyorum ben. Hayata biraz daha yukarıdan, biraz uzaktan bakmaya; kişileri, şeyleri, olayları daha genel olarak, topluca görmeye… Bir bakış derinliği ve serinliği olarak algılıyorum. Bir duruluk. Bu, asla yaşamdan çekilme, vazgeçme, ya da yerini gençlere bırakma gibi bir önermeyi açık ya da gizli olarak içeren bir anlayış değil. Bir olgunluk, bir duruş belirtisi. Aynı zamanda bir doygunluk. Alınan dönemeçleri, geçilen yollan insanın kendi hayatında bir yerlere yerleştirme hali; en önemlisi insanın “kendine” yerleşmesi. Yaptıklarınıza inanıyorsanız, geçtiğiniz yollara, bıraktığınız izlere, deneyimlerinizin başka insanların yaşamlarındaki yankısına sahiden inanıyorsanız, zaten bir ölçüde kendiliğinden gelip içinize yerleşecek bir duygudan söz ediyorum. Ama öyle olmuyor. İnsanın kendini sevmemesi, yaptıklarına tam olarak inanmaması, kendine ve yapıtlarına yeterince güvenmemesi, kendinden sonra gelen dalgaların gücü karşısında kendini zayıf hissetmesi, yavaş yavaş suyunun çekildiğini, beslenme kaynaklarının kuruduğunu fark etmesi, bütün bunlar karşısında duyduğu huzursuzluğun başkalarınca da görüldüğü kuşkusuna kapılması gibi birçok unsur devreye girerek, içlerinden birçoğuna huysuz, hırçın, habis ihtiyar görüntüsü veriyor. Gençken çok sevdiklerimizi, şimdi sevmiyor oluşumuzun kabahati niye yalnızca bizim olsun?

Murathan Mungan

Yurtdışında Yaşayanlar İçin Online PMP Eğitimi (18 Kasım 2019)

PMI

Videolar seyrederek, online toplantılar yaparak, sorular çözerek, bilgisayarınızın başından hiç kalkmadan, dünyanın neresinde olursanız olun hızlı bir şekilde PMP Sınavına hazırlanmak istiyorsanız sizleri 18 Kasım’da açılacak olan “Google Classroom PMP” sınıfımıza davet ediyoruz…

Eğitim içeriği detayı ve ders programı için aşağıdaki linkten bilgi alabilirsiniz.

https://drive.google.com/file/d/1eyV5y1wCWjaOkluOSBvasIjkWVMfUzeM/view

PMP® Sınavı hakkında detay bilgi için lütfen linke tıklayınız. – https://goo.gl/YiNp1L

Online Sınıfta Sunulan Tüm Hizmetlerimiz:

* 116 adet Videolu anlatım,
* Videolara istediğiniz kadar erişebilme imkanı,
* 140 adet konu pekiştirme soru setleri,
* 4 adet 200 soruluk sınav simülasyonu,
* 608 sayfalık Türkçe sunum dosyası (PDF),
* 220 sayfalık İngilizce sunum dosyası (PDF)
* Akşam 19:00’da (GMT+1) Online Toplantılar ile karşılıklı bilgi alışverişi – 7 planlı toplantı,
* Eğitim Katılım Sertifikası (Soft Copy),
* Whatsapp üzerinden tartışma grubu,
* Talebiniz doğrultusunda kurumunuza özel online sınıf açılmaktadır. Detay bilgi için lütfen linke tıklayınız. – https://goo.gl/429XV6

18 Kasım’da açılacak olan sınıfımıza kayıt yaptırmak ve detaylı bilgi almak için cem@cemkafadar.com adresinden bizimle irtibata geçebilirsiniz.

Not: Eğitimin daha etkin ve kaliteli olması için sınıfımıza sınırlı sayıda öğrenci alınmaktadır. Bu nedenle ilk başvurulara öncelik verilecektir.