2018 Hedeflerim, İsteklerim, Düşüncelerim

Her şeyden önce edebiyata ve sinemaya geçmiş yıllardan çok daha fazla zaman ayırmak istiyorum. Bir de bu yıla kadar ihmal ettiğim bir konuyu ajandama alıyorum. Müze ziyaretleri. Istanbul’da her geçen gün hızla silinen tarihin izlerini daha da fazla kaybolmadan yakalamak gibi bir amacım var. Istanbul’un müzeleri ile ilgili bilgilendirici görseli sizlerin de işine yarayabileceğini düşünerek ekte paylaşıyorum. Fırsatını buldukça sindire sindire müze gezmenin hayali şimdiden beni heyecanlandırıyor.

Bloğuma daha çok yazmak, bu yıl farklı olarak kurmaca metinler, hikayeler de yazmak istiyorum, daha çok okumak, daha çok film seyremek her yıl olduğu gibi değişmeyen hedeflerim. Yıl içinde 50 kitap (haftada bir kitap), 150 film (haftada 3 film),1000 kısa blog yazısı/paylaşımı (Günde 3 paylaşım) hedefim bu yıl için de geçerli. Geçen yıl blog yazısında 500’lerde kalmışım, kitap ve sinema konusunda bu değerleri aşmışım.

Bazı dostlarım, sayılara ve hedeflere kendimi çok sıkıştırdığım için beni eleştiriyor, onlara hak veriyorum. İnsan sevdiği işleri yapmayı bir hedef olarak görmemeli, bu çok tuhaf bir şey. Ancak günlük hayatın üzerimizdeki baskısı o kadar ağır ki, bu hedefler bana, tek bir hayatın olduğu ve bunu unutmadan, istediklerimizi gerçekleştirmemiz gerektiği konusunda küçük bir hatırlatıcı görevi görüyor. Hani o parmağa bağlanan hatırlatma iplikleri gibi. O nedenle seviyorum hedeflerimi. 😊

Yeni yıl dileklerim bu yıl da değişmedi

Sizlere yalandan, dolandan, yozluktan, yobazlıktan, hırsızlıktan, talandan, hoyratlıktan, ayrımcılıktan ve en çok da şiddetten arınmış bir yıl diliyorum… Her yeni güne sevinçli, umutlu başlayacağınız, her akşam vicdanınızdan gelen sesi dinleyerek uyuyacağınız, sevdiklerinize sımsıkı sarılabileceğiniz, hayallerinizi, her şeyden önemlisi de özgürlüğünüzü dilediğinizce yaşayabileceğiniz bir yıl diliyorum…

Eski tebrik kartlarının samimiyetini özlüyor musunuz?

Eskiden, eskiden dediğim de şöyle bir 25 yıl öncesinde yeni yıl tebrik kartları vardı. Üzerindeki resimlere, fotoğraflara bakılıp büyük bir titizlikle tek tek seçilerek alınırdı. Halalara, teyzelere, dayılara, amcalara, eş dosta birbirlerinin kartlarını görebilirler diye farklı farklı şeyler yazılırdı. Herkese aynı şeyleri yazmak bir değer vermezlik olarak düşünülürdü o yıllarda. Hepsi zamanın hızına yenik düştü. Geçenlerde 1993 yılbaşında rahmetli annem ile rahmetli babama yılbaşı hediyesi ile birlikte verdiğim yeni yıl kartını buldum. Uzun uzun yazmışım dileklerimi değil de, yılbaşlarına ilişkin düşüncelerimi.