Saraybosna Gülleri Solmasın

Saraybosna’lılar, savaşta atılan bombaların, havan toplarının yerdeki izlerini kırmızıya boyayıp, bu noktada kan döküldüğünün hep hatırlanmasını istiyorlar. Hırvatistan’da savaşın izleri silinmeye çalışılırken, Bosna’da ise her noktada bu izlerin korunmasına çalışıyorlar. Bosna’da yaşananları sadece Bosna’lıların değil, tüm dünyanın özellikle işlevsizleşmiş olsa da Birleşmiş Milletlerin de unutmaması gerekiyor. Buradaki katliama tarafsız görünümlü Birleşmiş Milletler de çok ciddi destek vermiş 😔

Bir türlü cevabını veremediğimiz soru, doğulumuyuz, batılımıyız?

Saraybosna’da hem Batı’yı, hem doğuyu birarada yaşayabiliyorsunuz, bu anlamda Istanbul’a benziyor burası. Şehrin doğu tarafı Bursa, Konya gibi bir büyük Anadolu şehrini hatırlatırken, batı tarafı ise herhangi bir Avrupa ülkesi gibi. İşte bu şehrin ikiye bölündüğü yer, Osmanlı Mimarisi yapıların bittiği Avusturya ve İtalyan Mimarisinin hakim olduğu binaların başladığı noktada bir çizgi çizip üzerine “Sarajevo Meeting Of Cultures – Sarayova Kültürleri Buluşturur” yazmışlar. Bir ayağımı batıya, diğer ayağımı doğuya koyduğumda şöyle bir düşündüm, neredeyim şimdi, doğuda mı, batıda mı, biz Türkler her gün kimbilir kaç kez sorarız bu soruyu kendimize. Batılıların yanında doğulu, doğuluların yanında batılı gibi hisseder bir türlü cevabını veremeyiz bu sorunun. Sizin cevabınızı bilemem ama bana göre kökümüz doğuda, yönümüz batıda. Güneşin izlediği yol gibi, doğudan doğup batıya doğru ilerliyoruz. Tüm bunları düşünürken Sevinç’in sesini duyuyorum, ne yapıyorsun orada o çizginin üzerinde öyle, rehber yan sokağa saptı, kaybedeceğiz grubu 😊 Diyemiyorum ki asırlardır cevabını veremediğimiz bir sorunun yanıtını arıyorum 😊