Hayatımın ilk 25 yılında her sabah penceremden konuştuğum ağaç


“Ne kadar değişirsen değiş. İlk nerede mutlu olduysan, hep oraya çevirirsin kafanı!” – J. Christophe
Hiç bir şeyin değişmeyeceğini, hep aynı kalacağını düşündüğüm günleri hatırlatır bana bu ağaç. Sokağa çıkan çoçukların ilk toplandıkları yer genelde o ağacın altı olurdu, o yüzden, sabah uyanınca veya öğlen yemegimi bitirdikten sonra pencereden ağacın oraya bakar, orada bir iki çocuk görürsem hemen sokağa fırlardım. 🙂 Annemler sorardı, “nereye gidiyorsun?”, büyük ağacın oraya derdim ya da bağırırlardı arkamdan “ağacın oradasın değil mi?” 🙂 Okuldan gelince de çantayı, ceketi ağacın altına bırakıp, hemen top oynamaya başlardık. Uzun zamandır ağacın altında da, arka bahçede de hiçbir çocuk oynamıyor. Bayramın ilk günü ağacın altına oturup o hiç bitmeyeceğini düşündüğüm çocukluk günlerimi hatırlamaya çalıştım, çok birşey de gelmedi hemen aklıma. O kadar hızlı yaşıyoruz ki, anılarımız bile bizden kaçıyorlar sanki, 🙂 Belki bir gün keserler diye de ağacın bir fotografını çektim. Düşünüyorum da her insanın kişisel biyografisini filme çekme imkanı olsa benim filmim mutlaka bu ağaç ile başlardı, nasıl mı biterdi, şimdilik onu ben de bilmiyorum. 🙂