Bir okulda olabilecek en kötü şey

Bana kalırsa, bir okulda en kötü şey korku, baskı ve herşeyi herkesten iyi bilir görünme yollarına baş vurmaktır. Böyle bir eğitim öğrencide sağlam duyguları, içtenliği, kendine güveni yokeder. Boyun eğen bir insan yetiştirir. Okulları bu en büyük kötülükten kurtarmak da pek o kadar zor değildir. Şu kadarı yeter: Öğretmene mümkün olduğu kadar az zor kullanma hakkı vereceksiniz ve öğrencinin hocasına duyacağı saygının tek kaynağı onun insanlık ve düşünce değerleri olacak.

Albert Einstein

Dilediğiniz Yerden Katılabileceğiniz Online Primavera Eğitimleri

Online Primavera Eğitimlerimiz 12 Kasım’da Başlıyor!

Ev veya ofisinizin konforuyla akşamları bilgisayar başından, dünyanın neresinde olursanız olun Oracle Primavera P6 yazılımını öğrenmek istiyorsanız, sizler için Online (sertifikalı) Primavera Eğitimlerimiz 12 Kasım’da başlıyor.

Yapı, İnşaat ve Enerji sektöründe uluslararası standart haline gelen sertifikalı “Primavera ile Proje Yönetimi ve Planlama” eğitimine katılarak; projelerde Kritik Yol Belirleme (CPM), Gecikme Analizi, Kazanılmış Değer Ölçümü (EV), AdamxSaat Raporlama, Kaynak Dengeleme, Claim Yönetimi, Nakit Akışı İzleme, Hedef Plan ile Karşılaştırma, Kaynak/Maliyet S Eğrileri Oluşturma ve Raporlama gibi konuları öğrenebilir ve kariyerinizde bir adım öne geçebilirsiniz.

Canlı olarak, eğitmen ile doğrudan iletişim halinde gerçekleştirileceğiniz eğitimler hafta içi akşamları 18:30 ile 21:30 saatleri arasında yapılmaktadır.

Kurs süresi boyunca, eğitmenin bilgisayar ekranı ve sesi katılımcılara canlı olarak aktarılacaktır. Bu şekilde eğitimi canlı izleyen öğrenciler kendi bilgisayarlarında uygulama yaparak ve eğitmeni izleyerek dersleri takip edebileceklerdir.

Katılan herkesin bilgisayarına 3 ay boyunca lisanslı olarak çalışan Primavera P6 yazılımı kurulacaktır.

Eğitimin başarıyla tamamlanmasının ardından, İngilizce onaylı orijinal Oracle Primavera Sertifikası verilecektir.

Eğitim sırasında eğitmen ile soru-cevap imkanınız olacak, ayrıca elektronik ders notları da sizlerle paylaşılacaktır.

Sınırlı sayıda katılımcının yararlanabileceği Online Primavera Eğitimlerimiz ile ilgili bilgi almak için cem@cemkafadar.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.

İçimizdeki canavarlar…

“Hiç kuşku yok ki, her insanın içinde bir öfke canavarı, acı çeken kurbanın haykırışlarından aşırı zevk duyan bir şehvet canavarı, zincirinden boşalmış bir canavar; hastalıkların, romatizmaların, hasta böbreklerin verdiği acılarla beslenen bir canavar yatar.”

 (Dostoyevski, Karamazov Kardeşler)

Tomis Uyar kitabının çıktığı günü anlatıyor

26 Aralık 1975

Öykü kitabım çıkmış. Cağaloğlu’na inip alacağım birkaç tane.

Hava yağmurlu, pis.

Köprünün tam ortasındayken yaygın, büyük bir kızıllık aldı gözümü. Şoför de şaşırdı. Birilerine sorduk, Gürün Han’da yangın çıkmış. Öteki hanlara da sıçramış.

Halk öyle alışık ki böyle olaylara, kılı bile kıpırdamıyor. Sıkışan trafiği yarıp güvercinlere yem atanlar var, kimse başını çevirip yangına bakmıyor. Oysa gök ürkütücü, kara dumanlarla kaplı.

İlk kitabımı basacak biri çıktığında bayağı sevinmiştim. Çünkü büyük çoğunluğun çarçabuk benimseyeceği bir iş yaptığımı sanmıyorum, bunu anlamam epey vakit aldı; ama artık kimlere seslendiğimi biliyorum. Bana dar, küçük gelen hiçbir şeyi kullanamayacağımı da.

Üç-beş kitap alıp eve döndüm. Kapağı elledim, sevdim. Bütün nesneleri, varlıkları ancak dokunarak tanıyabiliyorum. Bir kadının saçlarının parlaklığını, inceliğini, bir erkeğin omuzlarını ancak değince anlayabiliyorum. Kitabım da artık benim sayılamayacağına göre, onu da dokunarak kavramaya çalıştım.

(Gündökümü)

Değişim ve insan halleri…

68 Baharı’nda Paris duvarlarında asılı afişlerden birinde şunlar yazılıydı.

”Eğer hiçbir şeyin değişmeyeceğini düşünüyorsam, ben bir alığım.

Eğer düşünmek istemiyorsam, bir korkak.

Ve eğer hiçbir şeyin değişmemesinin benim çıkarıma olacağını düşünüyorsam, alçak”

Kaynak: @pomeryan

Bertrand Russell’ın özgür düşünce için önerdiği on maddelik mini manifestosu

“Belki de liberal dışavurumun özü on yeni emirle özetlenebilir, elbette eskisinin yerini alması adına değil, yalnızca desteklemek adına. Bir öğretmen olarak, bu on yeni emri kamuoyunun dikkatine sunuyorum:

1. Hiçbir şeyi mutlak kesinlikle bildiğinizi düşünmeyin.

2. Delilleri saklamakla bir şey elde edemeyeceğinizi bilin; deliller sonunda muhakkak ortaya çıkar.

3. Asla düşünmekten soğutmaya teşebbüs etmeyin, çünkü muhakkak başarırsınız.

4. İtirazla karşılaştığınızda, eşinizden veya çocuğunuzdan bile geliyor olsa, otoritenizle değil akıl yürütmeyle karşılık verin. Otoriteye dayanan bir zafer gerçek dışı ve zahiridir.

5. Başkalarının otoritelerine saygı duymayın, çünkü her zaman karşı fikirdeki otoriteler de bulunur.

6. Sinsi olduğunu düşündüğünüz kanaatleri zorbalıkla bastırmayın, yoksa o kanaatler gün gelir sizi bastırır.

7. Tuhaf ve aşırı kanaatlere sahip olmaktan korkmayın. Şimdi kabul gören her kanaat eskiden aşırı idi.

8. Akıllıca uyuşmazlığı sessiz uyumluluğa tercih edin, çünkü eğer akla kıymet veriyorsanız, birincisi ikincisinden daha derin bir uyuşma demektir.

9. Rahatsız edici olsa bile hakikati söylemeyi prensip edinin, çünkü örtbas etmeye çalışmak çok daha rahatsız edicidir.

10. Aptal cennetinde yaşayanların mutluluğuna imrenmeyin, çünkü sadece aptallar bunun mutluluk olduğunu düşünür.”

Kaynak: dusunbil.com

İyi bir mimar nasıl olmalı?

Ünlü mimar Jacques Herzog’a göre Mimar; teknisyen, sanatçı ve diplomat olmalıdır. Teknisyen olarak strüktür ve işleve çözüm bulacak, sanatçı yanıyla estetik sorununa yanıt verecek, uzlaştırıcı diplomat kimliğiyle de projede rolü olanları ikna ederek tasarımını benimsetecektir.

Kaynak: Doğan Hasol @doganhasol

Bir yöneticiyi değerlendirmenin en kolay yolu nedir?

Bir yöneticiyi değerlendirmenin en kolay yolu nedir biliyor musunuz?

Ona bağlı çalışanlar, işi (sadece kendilerine düşen görev parçasını değil, işin bütününü) kendi işleri gibi benimsiyor ve çalışıyorlarsa, iyi bir yöneticileri var demektir. Yani iyi bir yönetici çalışanlarının o işe yönelik aidiyet duygusunu olabildiğince geliştirir. Bana bir çalışanın performansı ile ilgili sıkıntıları olduğunu ilettiklerinde aklıma ilk olarak onun yöneticisinin yönetim becerisini sorgulamak gelir. Sorunun insan kaynağından önce, bu kaynağı iyi yönetemeyen yönetici de olduğunu düşünürüm.

Bir iş görüşmesinde sizden beklenenler

Bir iş görüşmesine girdiğinizde öncelikle aklınızda bulundurmanız gereken 2 şey var.

Birincisi, firma bu pozisyon için hangi yetkinlikleri istiyor, yani firmanın beklentileri, ikincisi ise görüşmeyi yapan kişinin görüşme ve bu pozisyon ile ilgili beklentileri.

Firmayı ve görüşme yapacak kişiyi önceden araştırarak bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz ve bu bilgiler işinizi büyük ölçüde kolaylaştıracaktır. İyi bir mülakat yapmak istiyorsanız, ön araştırma bu işin olmaz ise olmazı. Bu yazımda ise size biraz görüşmeyi yapacak kimsenin beklentilerinden bahsetmek istiyorum. İşe girip giremeyeceğiniz çok büyük ölçüde bu kişinin beklentilerini ne derece de karşıladığınız ile bağlantılı

1) İlk izlenim: Güleryüzlü, kendinden emin, hevesli bir görüntünüz yoksa bilgi ve beceriniz ne kadar iyi olursa olsun, mülakatı yapan kişinin kafasında olumsuz sorular oluşturmuş olabilirsiniz. Unutmamalı ki, insanlar sevdikleri, içinin ısındığı kişiler ile birlikte çalışmak isterler.

2) İşe alınmanız durumunda sizden öncelikle istenen konulardan biri de işe çok hızlı uyum sağlamanız. Uyumunuz geçiktikçe firma için oluşturacağınız maliyet de artacaktır. Uyum sağlamak için ne gerekiyor derseniz size işi çabuk öğrenmemiz derim. Çabuk öğrenmek için üç şeye ihtiyacınız var, daha önce benzer bir tecrübeye sahip olmanız, böyle bir tecrübeye yeterince sahip değilseniz, ilgi duymanız ve bol bol soru sormaktan çekinmemeniz. Mülakatta doğru zamanlarda soracağınız doğru sorular sizin o işe hızlı uyum sağlayacağınızın en güzel işaretleridir.

3) Mülakatta size verilen önemli bilgileri not alın. Bunun için yanınızda not almanızı sağlayacak defteriniz veya tabletiniz olsun. Gerek toplantılarda, gerekse mülakatlarda konuşulanlarla ilgili hiç not almayan kişi ben de hep olumsuz bir izlenim bırakmıştır. Her şeyin böylesine hızlı yaşandığı bir dünyada, bir yerlere not almayan bir kişinin zaman içinde kendisi ile ilgili önemli detayları hatırlayabilmesi ve yapılan görüşmeyi içselleştirebilmesi mümkün değil.

4) Eski işinizden çaresizce kaçıp, kurtulmak istiyormuş izlenimi vermeyin: Mevcut ya da eski işlerinizdeki olumsuzlukları gerekmedikçe dile getirmeyin. Böylesi bir negatif etki yerine yapabileceklerinize ilişkin pozitif bir etkinin oluşmasını sağlayın dinleyen de. Sürekli şikayet eden insanlar bir virüs gibi girdikleri çalışma ortamına zarar verirler, o açıdan hiç bir firma olumsuz, negatif bir insanı bünyesinde barındırmak istemez.

5) Görüşme yapacağınız firmayı, kültürünü, projelerini iyi araştırmış iseniz, kendinizi de iyi tanıyorsanız o firmaya sağlayabileceğiniz katkıları daha güzel ifade edebilirsiniz. Sizinle mülakat yapan kişinin en çok duymak istediği konulardan biri sizin oraya getireceğiniz katma değerdir.

6) İşi istediğinizi ve neden istediğinizi net bir şekilde görüşme yapan kişiye iletin. Mülakat yapan kişinin en çok merak ettiği ve öğrenmek istediği konulardan biri sizin o işe ne ölçüde istekli olduğunuzdur.