Boşnak Kahvesi, rahatluk olarak adlandırılan bir lokum ve kulpsuz bir fincan ile servis ediliyor. Bunun ilginç bir hikayesi var. Sırpların yüzük ve serçe parmağını kapatıp kalan 3 parmakları ile zafer işareti yaptıklarını, savaşta esir aldıkları Boşnak askerlerin serçe ve yüzük parmaklarını kestiklerini, kulplu fincanı tutarken bu 3 parmağı kullanmak durumunda kaldıkları için fincanlarından kulpu kaldırmışlar. Fincanı 2 parmakla tuttuklarında ise parmaklarının durumunun ay ve yıldızı oluşturduklarını söylüyorlar
Cehennem ile Bosna’daki sıcaklık arasında sadece 1 derece fark varmış :)
Bosna, yaz aylarında dünyada en yüksek sıcaklıkların ölçüldüğü yerlerden biri, rehberimiz geçtiğimiz yıllarda burada 54 dereceyi yaşadığını bize iletti. Bugün de 40 civarlarında. Boşnakların ilginç bir sözü varmış; Cehennem ile Bosna’daki sıcaklık arasında sadece 1 derece fark var, ancak hangisi daha yüksek bilmiyoruz diyorlar. 😊 Aşağıda fotoğrafları yer alan Blagaj Şelalesi ise tam tersine bir cennet 😊
Osmanlı’nın en uç köyü Poşitel’de Adem’in yerinde kulpsuz fincanda Boşnak Kahvesi
Bosna sınırında Neum Kasabası
Çin Seddinden sonra dünyanın en uzun duvarları
Aykırı bir çocuğun 2011 yılında günlüğüne yazdığı satırlar :)
6 Ağustos 2011 de günlüğüme yazdığım kısa not, geçerliliğini hala koruyor.
68 kuşağından bir dostumun geçtiğimiz günlerde bir sohbet esnasında yaptığı değerlendirme çok hoşuma gitti: Biz o yıllarda dünyayı değiştirmek için yola çıkmıştık, belki biz dünyayı istediğimiz gibi değiştiremedik ama dünya da bizi değiştiremedi. Tüm inişlerim ve çıkışlarıma rağmen dünya beni de değiştirmeyi başaramadı, değiştirebileceğine, içimdeki aykırı çoçuğu öldürebileceğine de hiç inanmıyorum.
Dubrovnik’te Çektiğim En Acı Fotoğraf
1991’de Yugoslavya Cumhuriyeti’nin en zengin 2 bölgesi Hırvatistan ve Slovenya muhtemelen Alman’ların da desteği ile gelirlerini Sırplarla paylaşmamak için bağımsızlığını ilan etmesinin ardından Yugoslavya Ordusu, Hırvatistan ve Slovenya’yı bombalayıp tanklarla girmişti her 2 ülkeye de. O tarihlerde Yugoslav Ordusunun bu saldırısını ABD ve Rusya da desteklemişti. İşte bu bombalamalarda Dubrovnik’te 500’ün üzerinde ev yıkılmış ya da saldırılardan bir şekilde etkilenmiş ayrıca yollarda da büyük hasarlar olmuş. Bu harita, şehirde bombalanan evleri ve yolları gösteriyor. Şu anda bu evlerin durumu nasıl derseniz, iç savaşın bitmesinin ardından hepsi orjinaline uygun bir şekilde tekrar inşa edilmiş. Bu yakın dönemde yaşanan savaşı hatırlatan hiç bir şey görmedim Dubrovnik’te. Sadece şehrin surlarına çıkarken sanki saklayın beni bir yerlere diyen bu harita ilişti gözüme.

Aşk üzerine yapılmış en güzel değerlendirmelerden biri

Alain De Botton’un tüm kitapları gibi “Aşk Üzerine”yi de fırsat bulduğunuzda okumanızı hatta bir kaç yıl sonra üzerinden tekrar geçmenizi tavsiye ederim.
Alain De Botton, kitabında aşkı bir çok yönüyle felsefe, psikoloji, sosyoloji ve sanattan destek alarak inceliyor. Kitaptan aldığım bu değerlendirmesine hayır diyebilmek mümkün mü?
“Aşırı ilgi duymadığımız kişileri baştan çıkarırken daha çok özgüven duymamız ve daha kolay başarmamız aşkın ironilerinden biridir; arzu yoğunlaştıkça kayıtsız görünmek gibi oyunları oynayamaz oluruz, ne kadar çok ilgi duyuyorsak, karşımızdaki kişide bulduğumuz mükemmeliyet o denli aşağılık duygusuna neden olur.”
İnsanların kötü olduğunu söylememeliyiz asla yeter ki neden öyle davrandıklarını görebilelim diyor Alain
“İnsanların kötü olduğunu söylememeliyiz asla” diyordu Fransız filozof Alain “yeter ki neden öyle davrandıklarını görebilelim” Anladığım, bir tartışmanın ya da saldırganlığın temeline inmeliyiz diye düşünüyordu Alain. Bense derine indikçe daha fazla kötülükle karşılaşabileceğimizden endişe ediyorum. :))
Dünya üzerindeki en büyük felaketin 72. Yıldönümü
72 yıl önce bugün insanlığın öldüğü yer idi Hiroşima
6 Ağustos 1945 Pazartesi günü II. Dünya Savaşı’nın son aşamasına gelindiğinde, saatler 08.15’i gösterirken Amerika Birleşik Devletleri ‘Enola Gay’ adlı B-29 bombardıman uçağından bıraktığı Uranyum-235 tipi ‘Little Boy’ (Küçük Oğlan) isimli atom bombasıyla nükleer saldırıyı gerçekleştirdi. Atom bombası ’Little Boy’, Hiroşima’ya tam 43 saniyede düştü ve saatler 08.16’yı gösterirken yaklaşık 600 metre yükseklikte patladı.
Bugün, tüm bu yaşananlardan insanoğlu gereken dersi aldı, bir daha böyle bir felaketi yaşamaz artık dünyamız diyebiliyormuyuz, hiç zannetmiyorum aksine daha büyükleri için altını ısıtıyoruz dünyanın.










