Ne kadar özgürleştiğimizi söylesek de önyargılarımızdan, paradigmalarımızdan kolay kolay kurtulamayız. Kurtulmayı da çok fazla istemeyiz belki de, inandığımız değerleri kabul etmenin rahatlığını onları yerlerinden kıpırdattığımızda ortaya çıkacak belirsizliklere yeğleriz. Kendi kabullerimiz çercevesinde bir özgürlük bizi rahatlatır, onu sorgulamaktan çok onu daha güçlendirecek tezler üretmeye çalışırız. Ürettiğimiz her tez de bizim zincirlerimizi daha da güçlendirmeye yarayacaktır. Özgür olduğumuzu sanmak özgürlükten daha çok rahatlatır bizi. Özgürlük herkesin taşıyamayacağı kadar ağır bir yüktür. Sorumluluk gerektirir, disiplin gerektirir, kendine saygı gerektirir, ilkeler gerektirir, kendine sadık olmayı gerektirir ama sanıldığı gibi başıboşluk gerektirmez.
Ankara’da en eski dostlarla biraradayız
1 aylık rahatsızlığım sonrası işe Ankara’daki görüşmeler ile dönüş yaptım.

Kimdir Plaza Çalışanı?
Süheyl Aygül’ün “Plaza Çalışanı Olmak” yazısında yaptığı tespiti sizlerle paylaşmak istedim.
Plaza Çalışanı: Yaka kartı takan, döner kapılardan geçen, pencereleri açılmayan kulelerde soluksuz yaşayan, klimalarla nefes alan, aynı öğle yemeklerini yiyen, aynı marka mağazalardan giyinen, aynı kurallarla oynayan, excel satırları arasında kaybolan, bilgisayar ve akıllı telefonları et kemik haline gelen, insanlardan beş gün alıp, iki gün veren sistemin birer dişlisi 😀
İnsan kendini nasıl listelemeli?
Yapmamız gerektiğini düşünüp yapamadıklarımız ve yapmamamız gerektiğini düşünüp yaptıklarımız, bunları arada listemeli insan, liste uzayıp gidiyorsa durum kötü 😀
“Hoca öğretir, öğrenci ezberler” kalıbı unutulmalı
Hocalık, öğretmenlik, bu böyle olacaktır diye bir fikri öğretmekten çok öğrenciye kendi gerçeğini keşfedebilme fırsatı sağlamalıdır. “Hoca öğretir, öğrenci ezberler” kalıbını hocalar da, öğrenciler de unutmalı. Anlatılanlar kafamızda canlanıp, sorgulanarak irdelendiğinde ancak bir şeyleri öğrenmiş oluyoruz…
İnsan 40’lı yaşlarını neden önceki yaşlarından daha çok sever?
20’li yaşlarımızda her şeyi bildiğimizi sanıyoruz, bu bize o yıllar için çok iyi geliyor, hayat hep 20’li yaşlarda devam etseydi, bu duygu ile yaşamak mükemmel olurdu. 30’lu yaşlarda bir bakıyoruz ki hayat hiç de 20’li yaşlarda gördüğümüz gibi değil, bildiğini zannettiğimiz çok şeyi aslında bilmiyormuşuz. Ve 40’lar geldiğinde bu bilgisizliğimizi kabullenmeye başlıyoruz, hayat ile daha rahat yüzleşiyoruz, hafiflemeye başlıyoruz ve tüm bu sakinleşme bize çok iyi geliyor.
“Yapı İşlerinde İSG Yönetmeliği – Yeni Uygulamalar” konulu ders seminer 26 Aralık 2017 Salı
İnşaat projelerinde kazalar neden oluyor, hangi önlemler alınabilir, ISG Uzmanlık Sertikası almak için ne gerekiyor, İş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili bu ve benzeri birçok sorunun yanıtını öğrenmek istiyorsanız sizi bu haftaki Yapım Yönetim dersime bekliyorum.
Konu: Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği
Konuşmacı: İnşaat Yüksek Mühendisi Fırat Şükrü Eker – A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı
Tarih: 26 Aralık Salı Saat: 19.00
Yer: Beykent Üniversitesi Taksim Yerleşkesi
Her zamanki gibi 203 nolu Amfi, katılım ücretsiz.
Böyle bir manzarayı bozup da batmak istememiştir güneş de



Gri de yakışıyor İstanbul’a
