Anlaşılamamak, her zaman itici bir güç oldu benim için. Bir gün anlaşılırsam ki buna pek ihtimal vermiyorum, tüm hayal gücümü kaybedecekmişim gibi hissediyorum.
Proje Yönetimi ile İlgili Okullarda Öğretilmeyen 50 Ders
02 Şubat Cuma günü Antalya’lı dostlarımla Proje Yönetimi ile ilgili okullarda öğretilmeyenleri konuşacağız. Programı uygun olan meslektaşlarımı IMO Antalya Şubesinde saat 17:00’de başlayacak seminerime beklerim.

Hayatın anlamı mesajını kaybetmemekte

Bana hayatın bir tanımını yap deselerdi, o tanımı şöyle yapabilirdim. Hayat, çocukluk mesajınızı hiç düşürmeden yolun sonuna kadar götürebilmektir. Düşürdüğünüzde ya da kaybettiğinizde geriye dönüp almak kolay olmuyor çünkü. Şimdi haklı olarak merak ettiniz, çocukken kendine yazdığın mesaj neydi ve şimdi nerede o mesaj diye. “Dünyanın daha güzel bir yer haline gelmesine bir şekilde katkı sağlamak” idi benim mesajım. Hatta 21 yaşında ilk iş görüşmemde gelecekteki hedeflerin ne diye soran proje koordinatörüne de böyle cevap vermiştim. Dünyanın daha güzel bir yer olmasına katkıda bulunmak istiyorum, aklıma gelen ilk hedefim bu demiştim. Bu tuhaf cevap onun da hoşuna gitmiş olmalı ya da bu idealist genci ben istediğim gibi çalıştırabilirim diye de düşünmüş olabilir, çok fazla soru sormadan işe almıştı beni. 🙂
1970’lerin başında, 10’lu yaşlarım başlamadan okuduğum gazete haberlerinden, büyüklerin kendi aralarında yaptıkları sohbetlerden dünyanın fazlası ile sıkıntılı bir yer olduğunu çok erken fark etmiştim. Kendi kendime, bu insanlar gibi olmayacağım ben, onlar gibi devamlı söylenip durmayacağım hayatımdan, farklı bir şeyler yapacağım, farklı bir insan olacağım derdim. Belki de çocukluğumdan gelen bu öfkem iyimserliğimi sürekli canlı ve ayakta tutuyor. Onun için hep sevmişimdir içimdeki öfkeyi…
Nedir bu aşk aşk dedikleri?
Freud : Libidodur
Camus : Bulaşıcı hastalıktır.
Sartre : İki insanın bilinçlerini birleştirme çabasıdır.
Pavese : Geride tiksinti bırakan geçici bir bunalımdır.
Platon : Şuur bozukluğudur.
Buddha: Yanlış yönlendiren bir acıdır.
Beauvoir: Kendimizin ötesine geçmemizi sağlar.
Schopenhauer: Bizi bebek yapmak için oyuna getirir.
Russell: Yalnızlığımızdan bir kaçıştır.
Pavese: Bizi tüm çıplaklığımız, düşkünlüğümüz ve hiçliğimizle açığa vurduğu için öldürür.
Ben : Zamanı unutarak yaptığın her şey içinde bir aşk barındırır.
Bu Sabah Rumelihisarüstü


Dünyayı daha güzel bir yer yapabilecek 30 şey
Hepsi olmasa da, %30’unda görülecek küçük bir artış bile ciddi fark yaratacaktır
Vicdan
Merhamet
Kitaplar
Yaşanmışlıklardan çıkarılacak doğru dersler: Tecrübe
Doğa sevgisi
Bilim
Sanat
Edebiyat
Kardeşlik duygusu
Barış
Güven
Saygı
Akıl
Fırsat eşitliği
Doğru eğitim
Adalet
Anlam arayışı
Sorgulama
Ötekileştirmeme
Felsefe
Anlayış Empati
İnsan olabilmeyi becerebilmek
Şefkat
Çocuk sevgisi
İş ahlâkı
Özgürlük
Dayanışma
İnsan hakları
Dürüstlük
Hayvan sevgisi
Gerçek sevgiye değer vermememiz üzerine
Dostoyevski hapishanedeki bir kőpekle, insan ilişkileri üzerine gőzleme dayalı bir deney yapıyor. Önce hapishanedeki bir kőpeğin yanından geçen her mahkûm tarafından tekmelendiğini gőzlemler. Asıl ilginç olan şey, kőpeğin mahkûmlardan kaçmaması ve yanına bir mahkûm yaklaştığında otomatik olarak eğilerek tekme pozisyonu almasıdır. O, bir gün kőpeğin yanına yaklaşarak onun başını okşar. Kőpek bir süre şaşkın şaşkın ona baktıktan sonra, hızla yanından uzaklaşır ve acı acı havlamaya başlar. Ve kőpek, o günden sonra nerede Dostoyevski’yi gőrse oradan kaçar ve ona bir daha asla yaklaşmaz. Hepimiz bir anlamda Dostoyevski’nin kőpeğine benziyoruz. Gerçek sevgiye yeterince değer vermiyor, sevgimizi gőstermiyoruz. Bize sevgi gősterenleri ise kırıyor ve itiyoruz.
Bu Akşam Kadıköy

Bir şirkette adil yönetim ve takdir edilme olmamasının etkileri
Bir şirkette adil yönetim ve takdir edilme olmamasının etkileri:
1)Güven ortamı bozulur
2)Çalışan verimliliği azalır
3)İç çekişmeler artar
4)Dedikodu ortamı oluşur
5)Çalışırmış gibi yapan yonetici ve çalışanların sayısı artar
6) Sonuçta mutsuz çalışanlar ve kaotik bir ortam oluşur.
Cehaletin Temelinde Yatan 9 Şey
Cehaletin Temelinde Yatan 9 Şey:
– Kibir
– Hurafeler
– Saygısızlık
– At gözlüğü
– Eğitimsizlik
– Her şeyi bilmek
– Sorgulamasız bir hayat
– Doğa ve hayvan düşmanlığı
– Empati eksikliği