Sorun, mühendislerin, bir nesneye çok yakından bakmaları ve bu noktada ayrıntılar içinde büyük resmi gözden kaçırabilmeleri, sosyal bilimcilerin ise aksine nesneye daha uzaktan baktıkları için detaylara dikkat etmeden genellemelere gitmeleri. Bir nesneye doğru mesafeden doğru açı ile bakabilmeyi, o nesnenin diğer nesneler ile olan ilişkisini görebilmeyi ancak bir şeyler yaratma mücadelesinde olan sanatçılar ve mimarlar başarabiliyor. Ya da kafalarında yaptıkları işi sanata dönüştürme kaygısı duyan duyarlı insanlar. Bu açıdan mühendislerin de, sosyal bilimcilerin de kendi işlerini yaparken olabildiğince sanattan beslenmeleri gerektiğini düşünüyorum.
Category Archives: Aklıma Takılanlar
Atıksız bir endüstriyel sisteme ihtiyacımız var
Doğaya bakarsak hiçbir artık olmadığını görürüz. Dünya üzerinde türümüzün devam etmesini istiyorsak atıksız bir endüstriyel sistemi kurgulamalıyız.
İnsanoğlunun en büyük trajedisi
İnsan beyniyle gezegene ele geçirdi, şimdi yine beyniyle gezegeni yok ediyor. İnsanoğlunun en büyük trajedisi bu sanırım.
Beyin de küçülür mü demeyin
Bakıyorum da bazı insanlara beyinleri yıkana yıkana küçücük kalmış 🙂 Ama umurlarında değil onların. hala yıkatmaya devam ediyorlar 😊 “Orjinal doğdunuz, kopya olarak ölmeyin” diyen Jason Mason’a bir kez daha hak veriyorum. İnanıyorum ki, bir gün bitecek bu “kopyala yapıştır” çağı…
Çağımızın en büyük sorunu
Çağımızın en büyük sorunu; kendi hayatımızı degil, baskalarının bizden istediği hayatı yasıyor olmamız ve bunun farkına varamadan hayatımızı sonlandirmamiz…
Düşüncelerini söylemeye korkanlar soyleyemeyecekleri seyleri de düşünmemeye başlar
“Düşüncelerini söylemeye korkanlar sonunda soyleyemeyecekleri seyleri de düşünmemeye baslar” demiş Giovanni Sartori, bizim ülkenin en büyük sorunu da bu değil mi, etiketleme korkusundan hiçkimse rahatlıkla düşüncelerini ifade edemiyor, boyle olunca da sağlıklı bir kamuoyu olusamiyor. Sonucta da kamuoyunu biz oluşturmadığımız icin birileri bizim adımıza sahte gundemlerle kamuoyumuzu oluşturuyorlar, maalesef bizler de bu yapay gündemlerin pesine takılıp gidiyoruz…
Hayatta istediklerimizi neden gerçekleştiremiyoruz?
Bana seminerlerimde çok sorulan bir sorudur; Neden hayatta istediklerimizi bir türlü gerçekleştiremiyoruz?
Bu soruya herkesin bir çok cevabı olabilir ama benim gözlemlediğim dört neden, diğerlerinden biraz daha öne çıkıyor.
1) Sürekli başkalarını suçlamak, kendimizle yüzleşememek?
2) Bahaneler üretmek
3) Başarısızlık korkusu, konfor alanından çıkamamak
4) Geçmişte yaşanan olumsuz bir deneyim, bu durumun tekrarlanacağından korkmak
Esnek çalışmanın esnek olmayan net anlamı 😊
İş ilanlarındaki “esnek çalışma”nın açık anlamı, sizi olabildiğince sömürmek istiyoruz, bunu baştan kabul edin, bize sonradan sıkıntı çıkarmayın. 😊
Anne babalık üzerine…
Anne babalık en basit tanimiyla kendi anne babamızdan aldığımız dogruları cocuklarımıza aktarirken yanlışları da aktarmamaktir. Sorun cogu zaman yanlışları da doğrularla birlikte olduğu gibi aktarmaktan çıkıyor. Her cocuk erken yaslardan itibaren anne ve babasını cok iyi gözlemlemeli, onların doğru ve yanlışlarını ne kadar iyi değerlendirebilirse kendi cocuklarına yapacagı aktarımlar da o kadar sağlıklı olacaktır.
İdealist olmak ve sonrası
İnsan ne kadar idealist ise, kendini işine ne kadar verirse, işine ve şirketine duygusal olarak ne kadar bağlıysa, sonuçta mutsuz olma ve tükenme tehlikesi o kadar yüksek.