Geleceğin işyerleri beyinlerimizin içi olacak

Yakın gelecekte mekana bağlı işyeri anlayışının yavaş yavaş kaybolacağını düşünüyorum. Geleceğin işyerleri beyinlerimizin içi olacak, artık beden istediği yerde olabilir. Yani bugün çok karşılaştığımız vucudu işe gelmiş ama kafası dışarıda olan çalışan tipi yok olacak. Tabii ki, şantiyeler bu kapsamın dışında kalıyor 🙂

Evliliğimizin 28. Yıldönümü :)

Düşünüyorum da 1986 yılında iyi ki okulum bir dersten dolayı uzamış, tek dersimin olduğu o yarıyılda iyi ki İngilizce öğrenmek için Amerikan Üniversiteliler Derneği’ne gitmişim, iyi ki sınıfa girdiğim ilk andan itibaren dikkatimi İngilizce öğrenmek yerine Sevinç ile arkadaşlığımı geliştirmek üzerine yoğunlaştırmışım. 🙂 O küçük, penceresiz sınıfta birbirimize bilmediğimiz kelimelerin anlamlarını sorarak başlayan arkadaşlığımız bugün 30 yılı aştı. Bilmediklerimizi birlikte öğrenmeye devam ediyoruz hala. Tüm bunları şimdi neden yazdım diye düşünüyorsanız, bugün evliliğimizin 28. yıldönümü. Geçen bütün bu süreyi tek bir cümle ile özetlemem gerekirse Kazancakis’in Zorba romanında söylediğini söylerim. “Her şey boş, yeter ki adamın iyi bir karısı olsun” 🙂

Barış ve adalet nerede olabilir?

Barış ve adalet haykırarak doğan yirminci yüzyıl kanın içinde boğulmuş olarak öldü ve bulduğundan çok daha adaletsiz bir dünya bıraktı arkasında…

Yine barış ve adalet haykırarak doğan yirmi birinci yüzyıl da, önceki yüzyılın izinden gitmekte..

Ben çocukken, dünyada kaybolan her şeyin Ay’a gittiğine inanıyordum…

Ne var ki, Ay’a giden astronotlar orada ne tehlikeli rüyaları ne tutulmayan vaatleri ne de kırık umutları buldular…

Eğer bunlar Ay’da değilseler, neredeler o zaman?

Yoksa dünyada kaybolmadılar mı?

Yoksa dünyada saklanıyorlar mı?

Eduardo Galeano – Aynalar

Bir romanda tahammül edemediğim şeyler

  • Okuyucunun dikkatini canlı tutmak için birbirleri ile ilgisiz, felsefi altyapısı olmayan bir sürü ilginç olayın anlatılması
  • Sadece olayların akıp gitmesi
  • Uzun ve zorlama betimlemeler
  • İnandırıcı olmaya uzun diyaloglar
  • Kahramanı anlatmak için gereksiz karakterlerle mukayeseler yapılması
  • Yazarın karaktere kendi düşüncelerini söyletmek için onu zorlaması ve gereksiz bir gevezelik yaptırması
  • Kahramana bir aforizma söyletmek için metni gereksiz germek. Metni aforizmalara boğmak.
  • Bağlamı olmayan şeyleri durduk yerde anlatma
  • Yaratılan potansiyellerin boşta bırakılması

Yeditepe’de güzel bir gün…

Yeditepe Üniversitesi öğrencileri ile iş dünyasına yönelik okullarda öğretilmeyenleri, muhtemelen bundan sonra da öğretilmeyecekleri;

Bugünden iş dünyasına nasıl hazırlanabileceklerini,

Doğru bir kariyer yönetimi için neler yapabileceklerini,

İnsanın ne için çalışması gerektiğini,

Başarı, mutluluk ve para üçgeninin iç ve dış açılarını,

Networklerini nasıl genişletebileceklerini

Nitelikli bir iş bulmak için neler yapmaları gerektiğini

İşe alımlarda nelere dikkat edildiğini,

İşe girdikten sonra onları bekleyen bilinmezlikleri,

Proje yönetimini,

Şantiye yönetimini,

Belki de en önemlisi, geleceğin nasıl geleceğini konuştuk… 😊