Bir insanın gülüşü ne kadar çok şey anlatır

Dostoyevski, ‘Ölü Evinden Hatıralar’da insan gülüşü ile ilgili çok güzel bir saptama yapar. Belki yanılıyorum ama düşünceme göre, herhangi bir kimse hakkında, sadece gülüşüne bakarak hüküm vermek mümkündür. Onun için hiç tanımadığımız birinin gülüşü daha karşılaşmanızda hoşunuza giderse, karşınızdakinin iyi bir adam olduğundan tereddüt etmeyiniz.

Mutluluğunuz da, mutsuzluğunuz da aldığınız eğitime bağlı

Dünya üzerinde mutlu veya mutsuz olmanızın aldığınız eğitim ile direkt bağlantısı var. Bana bunu bu kadar net söyleten, bu yıl yapılan bir araştırmada en iyi eğitim sistemine sahip olan 5 ülkenin aynı zamanda dünyanın en mutlu 5 ülkesi olduğu gerçeğinin ortaya çıkmış olması.

2017’nin En İyi Eğitim Sistemine Sahip Olan Ülkeleri: Norveç, Finlandiya, Danimarka, İzlanda ve İsviçre. Bu sıralama 2017’nin en mutlu ilk 5 ülkesi ile aynı.

Filozoflar ve yazarlar cehennemi nasıl tanımlamışlar?

Cioran: Aşırı hassas yalnızlıklarımız, ötekiler için ne cehennemdir.

Goethe: Dünya, hassas kalpler için bir cehennemdir.

Sartre: Cehennem başkalarıdır.

Dostoyevski: Cehennem, insan yüreğinde sevginin bittiği yerdir.

Palahniuk: Böyle korkunç bir dünyanın bir de cehennemi mi var?

Bana göre ise cehennem insanın anlaşılmamasıdır.

Yöneticinizin neden değişmesini istiyorsunuz?

Ankette yöneticinizin neden değişmesini istiyorsunuz sorusuna çalışanlar ilk neden olarak; ekibine karşı objektif ve eşit mesafede değil yanıtını vermişler. Daha sonraki nedenler ise sırasıyla;

Gelişmemi ve yükselmemi teşvik etmiyor,

Düzgün iletişim kuramıyor,

Yaptığım işi takdir etmiyor,

İşinde başarılı olduğunu düşünmüyorum,

Etik ve ahlak kurallarına uygun davranmıyor.

Ortak paydaya bakınca cok açık görünüyor ki yöneticilerimizin en büyük eksikliği: Empati

İşyerinizde kimin değişmesini istersiniz?

Yenibiriş’in geçmiş yıllarda yaptığı bir araştırmada çalışanlara yeni yılda iş yerinde kimin değişmesini istedikleri sorulmuş, %40’ı “yöneticim değişsin” demiş. Ne acı ki, yöneticilerimiz, yöneticiliği öğrenmemek konusunda direnişlerini sürdürüyorlar. Patronlar da bu çapsız yöneticilerine yüksek ücretler ödemeye devam ediyor. İşlerin nasıl gittiğine dair bilgileri sadece yöneticilerinden değil, yöneticilere bağlı çalışanlardan da alsalar daha sağlıklı sentezler yapabilecekler oysa ki.

Zaman nedir?

Thomas Jefferson’ın kurucusu olduğu Virginia Üniversitesi’nde bir güneş saati varmış ve üzerinde de şöyle yazılıymış:

“Zaman, bekleyenler için çok yavaş, korkanlar için çok hızlı, yas tutanlar için çok uzun, sevinenler için çok kısadır. Ama sevenler için sonsuzluktur. Saatler uçar, çiçekler solar, yeni günler, yeni yollar geçer gider, aşk kalır.”

Sonuca giden tek bir yol yoktur

Doğru, gerçek ve tek yol hangisi mi, bu yol hiç var olmadı der Nietszche

Yaşanmışlıklardan çıkardığımız dersleri, gözlemlerimizi, aldığımız eğitime bağlı tespitlerimizi bir sentez yaparak oluştururuz yol haritamızı. Çoğumuzun yaptığı hata da bu yolun tek bir yol olduğu ve değişmeyeceği yanılgısıdır. Oysa yaşadığımız her olay ve gözlemlerimiz ile yolumuza ufak rötüşler yapabilir, beraberinde yan yollar da açabiliriz. Tek yol diye inat ettikçe ya yolda kalırız, ya da yol kazalarına neden oluruz çoğunlukla…

Gösteriş meraklılarının yarattığı tehlikeler

Gösteriş için çalışanlar, iyi yaptı desinler diye çalışanlar derinliklerinde hissettikleri acıları, eksiklikleri alacakları övgülerle yatıştırmaya çalışırlar.

Montaigne, başkaları yaptıklarını beğensin diye iş yapan birinden fayda gelmez der. Çünkü iş için değil, başkalarının onun üzerindeki beklentileri için çalışıyordur, onların deger yargılarına göre hareket ediyordur. Fazla ilkeli olmadığı için ne zaman ne yapacagını bilemezsiniz. Her an kendi itibarını düşünüp işi tehlikeye düşürecek birşeyler de yapabilir.