Hayatta en güzel şey özgürlüktür

Geçtiğimiz yıllarda Türkiye’ye gelen Uruguay eski Devlet Başkanı Jose Mujica’nın etkileyici konuşmasından kısa bir kesit: “Bildiğim kadarıyla para ve zenginlik diğer dünyaya götürülemiyor. Yaşama bayılıyorum, onu satın alamazsınız ve elinizden gidiyor. Ülkemi ve halkımı çok seviyorum. Ben gidince geriye onlar kalacak ve mücadeleye devam edecekler. Parayı çok sevenlerin sanayi ve ticaretle ilgilenmesini ve bunun vergisini ödemeleri gerektiğini düşünüyorum. Siyaset para biriktirmek için değildir. Halka hizmet ederek kendini mutlu hissetmek içindir. Basit olmaktır ve halk gibi olmaktır, sıradan bir vatandaş gibi olmaktır. Halkın büyük çoğunluğu gibi yaşamaya çalışıyorum çünkü karar veren halktır. Çoğunluğun daha iyi yaşadığı gün belki biz de daha iyi yaşarız ve daha fazla harcarız. Hayatta en güzel şey özgürlüktür. Sevdiğimiz şeyleri yapabilmek için, özgür olmak daha fazla vakte sahip olmak demektir. Yoğun bir hayatım büyük bir evim ve hizmetçilerim olursa bunlara dikkat etmek için çok çalışırım. Bu nedenle de daha az özgür olurum. Benim işlerime dikkat etmesi için başkasını görevlendirirsem bu kez de onun vaktini çalmış olurum. Bu nedenle hayatta hafif olmak, bagajsız olmak daha fakir olmak değildir, özgür olmaktır. Bu çok mazisi olan şehri tanıdığım için, İstanbul ve Türkiye’yi tanıdığım için size çok teşekkür ederim. Dünya siyasetinden pek anlamıyorum zaten Güney Amerika siyaseti beni delirtiyor.”

Bol kitaplı geçen 2017’de keyifle okuduğum ve rahatlıkla tavsiye edebileceğim 33 Kitap

Orta yaşla beraber fark ediyorum ki, anlamak öğrenmenin biraz daha önüne geçiyor. Gençken okuduğum kitapları farklı bir bakış açısı ile tekrar okumak bana bu yıllarda ayrı bir keyif vermeye başladı. Bu nedenle 2017’de ikinci okumalarım çok oldu. 2018 için de ikinci hatta üçüncü defa okuyacağım kitapların listesi şimdiden hazır.

4 3 2 1 – Paul Auster

Sesiz Ev – Orhan Pamuk (2. Okuma)

Niehtzche Ağladığında – Irvin Yalom (2. Okuma)

Denemeler – Montaigne (Başucu kitabım)

Öyle Bir Yer Ki – Murat Gülsoy

Büyübozumu Yaratıcı Yazarlık – Murat Gülsoy

Drina Köprüsü – Ivo Andriç

Leonard Cohen – Jeff Burger

Hikaye Anlatıcısının Sırrı – Carmine Gallo

Kendinizi Sevmeyi Unutmayın – Kierkegaard (Aforizmalar)

İlahi Komedya – Dante

Gelecek Daha Güzel Günler Getirecek mi? – De Botton – Pinker – Ridley – Gladwell

Bazen Olmaz – Özlem Gürses Tatar

Efsane Değil İnsanım – Serhan Asker

Suç ve Ceza – Dostoyevski ( Bilmiyorum ki kaçıncı okuma)

Felsefenin Tesellisi – Alain De Botton (3. Okuma)

Saf ve Düşünceli Romancı – Orhan Pamuk (2. Okuma)

Öteki Renkler – Orhan Pamuk (2.Okuma)

Homo Deus Yarının Kısa Tarihi – Yuval Noah Harrari

Son Şeyler Ülkesinde – Paul Auster

Paul Auster ile Konuşmalar – James M. Htchisson

Gabriel Garcia Marguez ile Konuşmalar – Gene H. Bell Villada

Baba Oğul ve Kutsal Roman – Murat Gülsoy

İnanç da Sevgi de Aklın Yolunu İzlemez – Hermann Hesse

Yaratma Cesareti – Rollo May

42 Derin Düşünce – Mark Vernon

İnsanlar İçinde Bir İnsan – Sait Faik Hikaye Armağını Antolojisi (1955 – 2007)

90 Yazar 90 Öykü – Can Öykü Antolojisi

Mutluluğun Kitabı – Dalai Lama – Desmond Tutu

Bin dokuz yüz seksen dört – George Orwell

Cesur Yeni Dünya – Aldous Huxley

Yazarın Odası 1 ve 2 – The Paris Review Röportajları

2018 Hedeflerim, İsteklerim, Düşüncelerim

Her şeyden önce edebiyata ve sinemaya geçmiş yıllardan çok daha fazla zaman ayırmak istiyorum. Bir de bu yıla kadar ihmal ettiğim bir konuyu ajandama alıyorum. Müze ziyaretleri. Istanbul’da her geçen gün hızla silinen tarihin izlerini daha da fazla kaybolmadan yakalamak gibi bir amacım var. Istanbul’un müzeleri ile ilgili bilgilendirici görseli sizlerin de işine yarayabileceğini düşünerek ekte paylaşıyorum. Fırsatını buldukça sindire sindire müze gezmenin hayali şimdiden beni heyecanlandırıyor.

Bloğuma daha çok yazmak, bu yıl farklı olarak kurmaca metinler, hikayeler de yazmak istiyorum, daha çok okumak, daha çok film seyremek her yıl olduğu gibi değişmeyen hedeflerim. Yıl içinde 50 kitap (haftada bir kitap), 150 film (haftada 3 film),1000 kısa blog yazısı/paylaşımı (Günde 3 paylaşım) hedefim bu yıl için de geçerli. Geçen yıl blog yazısında 500’lerde kalmışım, kitap ve sinema konusunda bu değerleri aşmışım.

Bazı dostlarım, sayılara ve hedeflere kendimi çok sıkıştırdığım için beni eleştiriyor, onlara hak veriyorum. İnsan sevdiği işleri yapmayı bir hedef olarak görmemeli, bu çok tuhaf bir şey. Ancak günlük hayatın üzerimizdeki baskısı o kadar ağır ki, bu hedefler bana, tek bir hayatın olduğu ve bunu unutmadan, istediklerimizi gerçekleştirmemiz gerektiği konusunda küçük bir hatırlatıcı görevi görüyor. Hani o parmağa bağlanan hatırlatma iplikleri gibi. O nedenle seviyorum hedeflerimi. 😊