Hayatta en güzel şey özgürlüktür

Geçtiğimiz yıl Türkiye’ye gelen Uruguay eski Devlet Başkanı Jose Mujica’nın etkileyici konuşmasından kısa bir kesit: “Bildiğim kadarıyla para ve zenginlik diğer dünyaya götürülemiyor. Yaşama bayılıyorum, onu satın alamazsınız ve elinizden gidiyor. Ülkemi ve halkımı çok seviyorum. Ben gidince geriye onlar kalacak ve mücadeleye devam edecekler. Parayı çok sevenlerin sanayi ve ticaretle ilgilenmesini ve bunun vergisini ödemeleri gerektiğini düşünüyorum. Siyaset para biriktirmek için değildir. Halka hizmet ederek kendini mutlu hissetmek içindir. Basit olmaktır ve halk gibi olmaktır, sıradan bir vatandaş gibi olmaktır. Halkın büyük çoğunluğu gibi yaşamaya çalışıyorum çünkü karar veren halktır. Çoğunluğun daha iyi yaşadığı gün belki biz de daha iyi yaşarız ve daha fazla harcarız. Hayatta en güzel şey özgürlüktür. Sevdiğimiz şeyleri yapabilmek için, özgür olmak daha fazla vakte sahip olmak demektir. Yoğun bir hayatım büyük bir evim ve hizmetçilerim olursa bunlara dikkat etmek için çok çalışırım. Bu nedenle de daha az özgür olurum. Benim işlerime dikkat etmesi için başkasını görevlendirirsem bu kez de onun vaktini çalmış olurum. Bu nedenle hayatta hafif olmak, bagajsız olmak daha fakir olmak değildir, özgür olmaktır. Bu çok mazisi olan şehri tanıdığım için, İstanbul ve Türkiye’yi tanıdığım için size çok teşekkür ederim. Dünya siyasetinden pek anlamıyorum zaten Güney Amerika siyaseti beni delirtiyor.”

Baş Ağrıtmayacak Bir Şantiye Organizasyonunu Nasıl Kurarsınız?

31 Ekim 2016 Pazartesi akşamı saat 19.00’da İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nde vereceğim seminerin konusu “Baş Ağrıtmayacak Bir Şantiye Organizasyonunu Nasıl Kurarsınız?- Çalışanların Motivasyonunu Arttırmaya Yönelik İpuçları”
Siz de benim gibi iyi bir şantiye organizasyonu, işin en başında doğru kurgulanıp, hayata geçirilmeli diye düşünüyorsanız seminerime sizleri de beklerim

Etkinlik ile ilgili detaylı bilgiye aşağıdaki adresten ulaşabilirsiniz.

https://www.facebook.com/events/1708091149517943/

Geçen yılki bayram mesajım – Maalesef değişen bir şey yok

Yaşadığımız bunca derin acının ardından değil iyi bayramlar demek, bayram kelimesini bile söylemek insanın içinden gelmiyor bir türlü, tek dileğim bu bayramın bu duygularla yaşadığımız son bayram olması. Bu topraklar üzerinde barışın ve kardeşliğin hakim olduğu bayramdan güzel günleri yaşamamız umudumla…

Yeni ders yılına dair

İnsanlardan, hayvanlardan, ağaçlardan, en önemlisi de kendilerinden uzaklaştırdığımız, sadece 5 seçeneğe mahkum ettiğimiz çocuklarımıza yeni ders yılında başarılar dilerim. Umarım onlar içinde bulundukları çıkmazdan kurtulmanın yolunu bir şekilde bulabilirler…

Başarının değişmez sekiz kuralı

Richard St. John’un 5 dakika sürmeyen bir TED konuşması var. Bir uçak yolculuğunda yanında giden bir yolcunun başarılı olmak için neler yapması gerekiyor sorusundan yola çıkarak hazırlamış bu kısa konuşmasını. Öne çıkardığı 8 konunun da doğru saptamalar olduğunu düşünüyorum.
1-Tutku: Bir işi para için değil sevdiğiniz için yapın. Para için yaptığınız işlerde bir yere kadar ilerleyebilirsiniz, sevdiğiniz işi yaptığınızda ise ulaşabileceğiniz noktanın sınırı yoktur.

2-Çalışırken eğlenmeyi bil: Geçen zamanı değerli kıl.

3-Çok çalışmak: Nasıl Napolyon para para para dediyse çok çalışmak, çok çalışmak, çok çalışmak.

4-Odaklanmak: Başarılı olmak için kafana bir şeye göm. Ana mesele odaklanmaktır.

5-Kendini zorlamak

6-Hizmet: Kendine hizmet et, başkalarına değerli bir şey sun, katma değer üret

7-Yeni fikirler üretmek, yaratıcılık: Aynı şeyleri tekrar ederek başarıya ulaşmak mümkün değil.

8-Vazgeçmemek: baskı, eleştirilme, reddedilmeye karşı koyabilmek. Tüm başarıların ardında rağmen vardır, tüm başarılar bir şeylere rağmen ortaya çıkmıştır.

Mükemmel insan yoktur onu arayarak vakit kaybetmeyin

Yaşadığım yıllların öğrettiği çok basit bir gerçeği paylaşmak istiyorum. Mükemmel insan yoktur, onu arayarak boşuna vakit kaybetmeyin. Birisine mükemmel diyorsanız muhtemelen onu henüz daha tanımamışsınızdır. 🙂
Neden mi diyorsunuz. Konuya geniş boyuttan bakarsak insan türü mükemmel bir tür değildir, kurduğumuz medeniyet bile karıncaların kurduğu sisteme henüz ulaşabilmiş değil, siz hiç kavga eden iki karınca veya savaşan karıncalar toplulukları gördünüz mü? Bugün dünyanın geldiği nokta, ekolojiye verdiğimiz zararlar, evrensel ölçekte baktığımızda gelir dağılımındaki çarpıklıklar, bir milyara yakın insanın her gece yatağa aç girmesi, koca bir kıtanın başka bir kıta tarafından sömürülmesi, vb. örnekleri çoğaltabiliriz. Bir uzaylı gezegenimize gelip, tüm bu verileri şöyle bir incelese, burada yaşayan hakim tür henüz gelişimini tamamlayamamış ya da kurdukları medeniyet bir hayli sıkıntılı diyecektir.
Tüm bu makro değerlendirmelerden yola çıktığımızda geldiğimiz nokta çok açıktır. İnsan türü mükemmel olmadığı için mükemmel insanın da olması mümkün değildir. Bir de mükemmelin göreceli olduğunu düşünürsek, konu iyice içinden çıkılmaz bir hal alacak. 🙂
Not: Aslında böyle kesin saptamalar yapan yazılar yazmayı hiç sevmiyorum, böyle yazılarda hep bir faşizan koku olduğunu düşünürüm ama bu konuda başka bir şekilde de yazamadım 🙂