İş Teklif Aşamasında Kazanılır Diyenler İçin Öneriler

İş Teklif Aşamasında Kazanılır Diyenler İçin ÖnerilerBeykent Üniversitesi Taksim Yerleşkesi’nde 23 Kasım Çarşamba günü saat 19.00’daki “Yapım Yönetim” dersimin konusu “İnşaat İşlerinde Teklif Çalışmaları ve İş İhale Edilirken Dikkat Edilecek Hususlar – İş Teklif Aşamasında Kazanılır Diyenler İçin Öneriler”
Sizler de benim gibi iş teklif aşamasında kazanılır veya kaybedilir diyorsanız;

Türkiye’de teklif çalışmalarında yaşanan sorunlar,

Teklif verilmeden önce dikkate alınması gerekenler,

Sağlıklı bir taşeron tedariki nasıl yapılır, taşeron seçimindeki kriterler,

Teklif isterken ve değerlendirirken öncelikler neler olmalı?

Teklif çalışmaları işin planını ve sözleşmesini ne şekilde etkiler?

Malzeme, ekipman temini, işçilik ve öngörülen proje yönetim kadrolarının teklif üzerindeki etkileri,

Teklif istenecek firmalara yönelik ön araştırmalar nasıl yapılır?

Teklif çalışmalarından doğru dersleri çıkarabilmek – Her teklif çalışması bir sonraki teklif hazırlığının altyapısını oluşturmuyor mu? Teklif çalışmalarında süreklilik nasıl sağlanır?

Bir türlü sevemediğimiz metrajlar ve birim fiyat analizlerinin teklif çalışmalarına etkisi

Teklif departmanında çalışanları yılgınlığa düşüren nedenler

ve benzeri birçok konuyu hep birlikte konuşup, tecrübelerimizi paylaşacağımız bu haftaki “Yapım Yönetim” dersime sizleri de beklerim.
Tarih: 23 Kasım 2016 Çarşamba Saat: 19.00

Yer: Beykent Üniversitesi Taksim Yerleşkesi

İMO İzmir Şubedeki Seminerim Sonrası

İMO İzmir Şube Yönetim Kurulu’na ve Başkan Gürkan Erdoğan’a nazik davetleri ve misafirperverlikleri için çok teşekkür ederim. Bu vesile ile güzel İzmir’i tekrar görme ve doya doya gezme fırsatım oldu 😊 Ayrıca seminerin Facebook’ta canlı yayınlanması ile seminere katılmayan arkadaşların da sunumu anı anına dinleyip yorumlarla katkı vermeleri çok hoş oldu. 

Her şey boş, yeter ki adamın iyi bir karısı olsun

Düşünüyorum da 1986’da iyi ki okulum bir dersten dolayı uzamış, tek dersimin olduğu o yarıyılda iyi ki İngilizce öğrenmek için Amerikan Üniversiteliler Derneği’ne gitmişim, iyi ki sınıfa girdiğim ilk andan itibaren dikkatimi İngilizce öğrenmek yerine Sevinç ile arkadaşlığımı geliştirmek üzerine yoğunlaştırmışım. 🙂 O küçük, penceresiz sınıfta birbirimize bilmediğimiz kelimelerin anlamlarını sorarak başlayan arkadaşlığımız bugün 30 yılı aştı. Tüm bunları neden yazdım diye düşünüyorsanız, bugün evliliğimizin 26. yıldönümü. Geçen bütün bu süreyi tek bir cümle ile özetlemem gerekirse Kazancakis’in Zorba romanında söylediğini söylerim. “Her şey boş, yeter ki adamın iyi bir karısı olsun” 🙂

7 Kasım 2010 Tarihinde Facebook Sayfama ve Günlüğüme düştüğüm bir not

7 Kasım 2010 Tarihinde Facebook Sayfama ve Günlüğüme düştüğüm bir not
İnşaat Mühendisi olup, dünyayı değiştirebilecegime inandığım o naif öğrencilik günlerimdeki en sevdiğim parçalardan biriydi Supertramp’ten Logical Song. Az önce dinlediğimde o günlere gittim yeniden.
20’li yaşlarda hissettiklerinizi anca 40’lı yaşlarda anlıyorsunuz. Onlar çok güzel hislerdi, benim internette ve meslekte yaptığım farklı projelerin de tetikçisi oldu bu duygularım. Bunlar insanı iyi besleyen çok güzel duygular sadece. Dünya tek bir insanın değiştiremeyecegi kadar kadar karışık bir yer. 🙂 Insan bırakın dünyayı kendini bile kolay kolay değiştiremiyor. :))
Ancak şunu iyi biliyorum ki, dünyayı değiştirmek isteyen rejim, düşünce ve tüm sosyolojik olguların yaptıkları buyuk bir hata var o da insanın ideal iyi bir tür olarak kabul etmeleri ancak maalesef insan kötü bir tür. Kapitalizm de bunu görüp, baştan insanın zayıflıklarını baz alarak bir sistem kurdugu icin bu kadar güçlü. Çok büyük afet, savaş vb gibi bir şey olmadan da insanlığın aklını başına toplayıp, iyi yönlerini öne çıkarıp yeni bir sistem kurabilecegine hiç inancım yok açıkçası. Tek iyimserliğim teknolojinin hizla gelişiyor olması, kurtarırsa teknoloji kurtaracak insanlığı bu çıkmazdan…