Dünya, anladıkça içinde daha da kaybolduğun, kayboldukça da kendini daha fazla bulduğun bir yer.
Tüm yazdıklarım, dünyayı daha iyi anlama çabamdan geriye kalanlar sadece…
Dünya, anladıkça içinde daha da kaybolduğun, kayboldukça da kendini daha fazla bulduğun bir yer.
Tüm yazdıklarım, dünyayı daha iyi anlama çabamdan geriye kalanlar sadece…
Ne kadar çok kazansam da aklım hep okumakta, sinemada, tiyatroda, bir sürü şeyi merak etmekte olacağı için fazla para kazanmak beni hiç bir zaman heyecanlandırmadı. Dönüp dolaşıp aynı yere, keşfetmenin keyfini çıkardığım noktaya geliyordum çünkü. En güzeli parayı hiç aklınıza getirmeyecek miktarda kazanabilmek. İhtiyaçtan azı da, fazlası da para üzerinde gereğinden fazla odaklanmanıza ve yaşamı kaçırmanıza neden oluyor.
En yaratıcı anlarım karmaşa ve kaos içinde iken bir kenara çekilip, tüm olanları seyredebilmeyi başardığım zamanlardır. Farklı fikirlerin çatışmasından çıkan enerjiyi kendi bakışımla değerlendirip yeni sentezlere ulaşmak ya da ulaşamamak heyecanlandırıyor beni…
Kazandığın paranın senin değil firmanın olduğunu anladığında. Bir yerde çalışırken kazandığın para senindir ama bir işletmen varsa oradan kazandığın tüm para o işletmenindir.
Bu sabah ortaokulda iken babamla gittiğim ilk derbi macını (1977) hatırladım, mac İnönü Stadında idi, taraftarlar karışık halde macı seyredip sakalasiyorlardi. Yanımda bir Galatasaray’li abi ile bayağı lafladigimi hatırlıyorum. Bugün bu siradan olaya birçoğumuz boyle bir şey olabilir mı dıyordur, 1970’lerde olabiliyordu iste… Mac mı 0-0 bitmişti…

Odamız Eski Baskanlarindan ve Meslek Büyüğümüz Izzettin Silier, “Eleğimin Üstünde Kalanlar” kitabından yola çıkarak yaptığı söyleşi toplantısında çok değerli deneyimlerini bizlerle paylaştı. Her mühendis, yaşadığı deneyimleri yazmalı, bir kere yazmaya başlayınca yazılıyor, yazmaktan korkmayın, deneyimlerin gelecek kuşaklara aktarılması gerekiyor dedi. Kendisine sorduğum 100 yıl sonra yaşayacak insana entellektüel ve ahlaki açıdan ne söylemek isterseniz soruma verdiği yanıt, çok kısa ve çok derindi: “100 yıl sonra insan olacağını düşünmüyorum” 😊
Sokrates’e birisi için seyahat onu hiç değiştirmedi, demişler. O da; Gayet tabii kendisini de beraber götürmüştür demiş.
Bu çağda yaşadığımız sıkıntı Sokrates’in tesbitin tam tersi, artık hiçbir yere insanlar yanında kendilerini de götürmüyorlar. Sürekli olarak sistemin olmalarını istedikleri kişiyi yanlarına alıyorlar ve onunla geziyorlar. Artık yaşadıkları sıkıntıları da, hazları da çok fazla hissedemiyorlar. Hepsinin en büyük derdi kendilerinden istenildiği gibi bir kalıp insan olabilmek, o kendileri için gösterilen yalan yanlış doğruları sorgulamaksızın eksiksiz yerine getirmek.
Ne kadar özgürleştiğimizi söylesek de önyargılarımızdan, paradigmalarımızdan kolay kolay kurtulamayız. Kurtulmayı da çok fazla istemeyiz, inandığımız değerleri kabul etmenin rahatlığını onları yerlerinden kıpırdattığımızda ortaya çıkacak belirsizlere yeğleriz. Kendi kabullerimiz çercevesinde bir özgürlük bizi rahatlatır, onu sorgulamaktan çok onu daha güçlendirecek tezler üretmeye çalışırız. Ürettiğimiz her tez de bizim zincirlerimizi daha da güçlendirmeye yarayacaktır. Özgür olduğumuzu sanmak özgürlükten daha çok rahatlatır bizi. Özgürlük herkesin taşıyamayacağı kadar ağır bir yüktür. Sorumluluk gerektirir, disiplin gerektirir, kendine saygı gerektirir, ilkeler gerektirir, kendine sadık olmayı gerektirir ama sanıldığı gibi başıboşluk gerektirmez.
Bu akşam Beykent Üniversitesi’nde sektörün uzman isimlerinin katılımıyla çok keyifli bir ders gerçekleştirdik. Alt Yüklenici Yönetimi konusunda anlattıklarımın bir o kadarını da katılımcı değerli dostlarımdan öğrendim. Öğrenci kardeşlerim de tüm bu farklı fikirler üzerinden yeni sentezler yaparak konuya daha geniş bir perspektif üzerinden bakabilme imkanı buldular. Alt Yüklenici Yönetiminin hem ana yüklenici hem mal sahibi/işveren, hem de alt yüklenici bakışı ile tartışılarak değerlendirilmesinin çok değerli olduğunu düşünüyorum. Bundan sonraki dersim 21 Aralık akşamı Emrah Mazıcı’nın konuk konuşmacı olarak katılacağı “Küresel ve Yerel Gelişmelerin Işığında Yurtdışı Türk Müteahhitliği” konusunda olacak. Programı müsait olan dostlarımı beklerim, şimdiden ajandanıza not alabilirsiniz 😊