Bir gün bir yerde o sarı zarflardan birini almaz mıyız?

İlker Çatak Öğretmenler Odası’da olduğu gibi sadece kamerasına güvenmeden hikayeyi çok akıcı biçimde, içinden çıkmanıza bir an bile izin vermeyen bir üslupla anlatıyor. Film Shakespearevari “Gelsin karanlık” repliği ile açılışının ardından yavaş yavaş karanlığın ayak seslerini önce duymaya, sonra hissetmeye başlıyoruz. Ergen kız karakteri, Leyla Smyrna Cabas’ın oyunculuğunun ötesinde Çatak’ın karakter yaratmadaki becerisinin ne denli üst seviyede olduğunu gösteriyor. Karakterlerinin üzerinde baştan kafa yorup, onları en ince ayrıntısına kadar kurgulayan yönetmenlerin filmlerini çok seviyorum. 2026’da beni çarpan iki karakter oldu. İlki Savaş Üstüne Savaş’taki Sean Pean’in canlandırdığı Albay Steven, diğeriyse Tansu Biçer’in Aziz’i. Sarı Zarflar’ı da Savaş Üstüne Savaş’ı da vizyondan kalkmadan sinema salonunda seyredin derim. Sinema sektörü çocuk filmleri ve ucuz komedilerle ayakta kalmaya çalıştığı için bu iki film de uzun süre gösterimde kalmayabilir. 

Yorum bırakın