St. Petersburg yapıları

1700’lü yıllarda tamamen bataklık olan bir arazinin üzerine Büyük Pedro’nun (bizim deli, İngilizlerin çılgın, Rusların büyük dediği Pedro) emri ile kurulan bir şehir St. Petersburg. Tarihi kuşatmalarla geçmiş bu inatçı şehrin. İnatçı diyorum, çünkü önce İsveç’lileri, sonra Napolyon’un askerlerini, en sonunda da Nazileri savuşturmayı başarmışlar. Şehir, anlamı çamur olan Neva Nehri’nin çevresine ve çevresinde oluşan adaların üzerine kurulmuş. Kurulurken toprağın altına harcanan para, üstüne harcanandan çok daha fazla. Beni en çok etkileyen, St. Petersburg‘lıların özellikle 2.Dünya Savaşında bombalanan yapılarını 1950’lerde eski mimarisine uygun şekilde hızla onarmaları ve hayatlarına kaldıkları yerden devam etmeleri. Dokusu ile, insanları ile insanı hemen içine alan, Moskova’nın ciddiyetinden ve ağırbaşlılığından çok uzakta bir şehir St. Petersburg. Moskova ne kadar Rus ise, St. Petersburg da o kadar Avrupalı. Şehre ilişkin anlatılacak çok şey var. Dönüşte uçakta şehri gezerken aldığım küçük küçük notlarımı detaylı yazmayı planlıyorum. Ama önce büyük bir parantez açıp beni büyüleyen St. Petersburg yapılarını paylaşmak istiyorum. Çünkü benim hafızamda Dostoyevski’nin Beyaz Geceleri ile birlikte yapılarıyla yaşayacak bu inatçı ve tutkulu şehir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s