
“Yapamam ki!” gerekçesiyle gerçekleştirmekten kaçındığımız davranışların çoğu aslında yapmak istediklerimizdir. Yapmak istemediklerimiz zaten aklımıza gelmez.
İnsanlar, birbirlerine kendi senaryoları doğrultusunda roller verip, karşılarındakilerden bu rolleri gerçekleştirmesini bekler oldular. Sonuç, düş kırıklıkları, kızgınlıklar ve kendimizden kaynaklandığını bir türlü kavrayamadığımız yalnızlık.
Hayat Sayfa 10)
Bir insan diğer insanları ne denli çok sevdiğinden söz ediyorsa, bunu neden ilan etme gereğini duyduğu sorusu da akla gelir. Çünkü insanları gerçekten seven biri, bunu sürekli dile getirme gereğini duymaz, sevgisini yaşantıya çevirir.
İnsan Olmak
Büyük kent insanının sık kullandığı uyuşturuculardan biri de hızdır.
Mutluluk, o anda yaşanılan her şeyi hissedebilmektir.
İnsan Olmak
İnsanın kendi içinde ürettiği kargaşa, dış dünyadaki gerçek tehlikelerden çok daha ürkütücüdür.
Fırsat bulduğunda çılgınlık yapmayan insan bilge olamaz.
Sorumluluğunu üstlenen kişi özgürdür. Özgür insan daha az korkar, onun için sevebilir!
İnsan Olmak
Beyin bir organ değil süreçtir ve her an kendini yaratmayı sürdüdür.
Hayat
Toplumun erkek kimliğine ilişkin beklentilerini karşılayamadığı için kendisini değersiz bulan insanlar, erkekliklerini abartılmış bir biçimde yaşayarak üstün bir varlık olabilecekleri sanısına kapılırlar.
İnsan Olmak
Dünyada bazı şeyler yanlış gidiyorsa bu, bireyde bir şeyler yanlış gidiyor, dolayısıyla bende de bir yanlışlık var demektir. Bu yüzden, eğer duyarlı biriysem önce kendimi düzeltmeliyim.
Hayat
Depresyon belirtilerini şöyle ifade etmişti:
“İşler yolundaymış gibi yaşayanlar. Yani mış gibi yapanlar. Evinde yalnız kalamayanlar, sürekli çalışanlar, durmaksızın koşturanlar, uyuşturucusu ‘hız’ olanlar. İçimizdeki boşluk…”
Sevgi, bütün beklentiler karşılandıktan sonra geri kalan şeydir
Ben bir insanla içten bir ilişkim olduğuna inanıyorsam ve o bana yanlış gelen bir şey yapmışsa,‘‘Ayıp olur’’diye kendimi engellersem, bazen korkunun ya da yüreksizliğin de adı ayıp olabilir; içimde biriken kızgınlığın bedelini daha ağır öderim
Oysa bir insan ancak kendi içinde devrikse başkaları tarafından devrilebilir.
İnsan eskisinden çok daha fazla sayıda insanla,çok daha kısa süreli, daha yüzeysel ilişkiler kurma eğilimindedir.Bu,soğuk bir günde karşılaşan bir grup kirpinin öyküsüne benzer
Hayatı ona katıldığınız oranda öğrenirsiniz
Sen ülke için ne yapacaksan yap. yapmayanlarla uğraşıyorsan, onlardan farkın olmaz! Hiçbirimiz, birimize bu bağlamda karışamayız, yargılayamayız da. Senin kendi açılımın önemli. Çünkü başkasını yargılamak, kendinden kurtulmanın bir yoludur.
Duygusal olarak sığ, yakın ilişkilerden korkan sahte bir içgörüye sahip, cinselliğin karmaşasına düşkün, yaşlılık ve ölüm korkularıyla dolu yeni narsistler geleceğe olan ilgilerini yitirmişlerdir.
Hayat
Ben kimim?” sorusunun cevabına, “Biz kimiz?”in yanıtı verilmeden ulaşabileceğine inanmıyorum. Biz, tarih duygusundan yoksun, dünyayla ilişkimizde yüzeysel bir toplumuz. Nereden gelip nereye gitmekte olduğumuzu umursamadan serseri mayın misali yaşamaya alışmışız.
Işıklar içinde uyusun. 😦 (Bu arada hocam ”Engin” olacak, bir harf eksik olmuş.
BeğenBeğen
Sağolun, düzelttim
BeğenBeğen