Antik Roma yapılarının dayanıklı olmasının sırrı

Felsefe ile ilgileniyorsanız size Düşünbil Dergisini ve dusunbil.com sitesini tavsiye ederim. Felsefe, sosyoloji ve psikoloji konularında yurtdışı kaynaklardan çok nitelikli çeviriler yayınlıyorlar. Geçtiğimiz günlerde dikkatimi çeken “Antik Romalılar tarafından yapılan yapılar nasıl bu kadar dayanıklı?” başlıklı yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum. Günümüzde bir betonarme yapının ömrünün 50-60 yıl olduğu söylenirken ki bu teze de çok fazla katılmıyorum, biraz emlak satışlarının hareketlenmesi amacıyla üretilmiş bir şehir efsanesine benziyor, Romalıların yaptığı yapıların bunca yıldır ayakta kalmasının sırrı ne o zaman?Bu sır, biraz denizsuyunda, biraz da volkanik maddelerde.

Bilim insanları, Romalıların 2.000 yıl önce inşa ettiği kıyılardaki yapıların günümüze kadar nasıl dayandığının sırrını çözdüler.

Romalılar iskelelerde ve limanlarda kullandıkları betonları öyle hazırlamışlar ki bu betonlar zamanla daha da güçlü hale geliyor. Günümüzde kullanılan beton ise tuzlu suya maruz kaldığında on sene içinde dahi çürümeye başlıyor. Bu bulgular, gittikçe yükselen deniz seviyesine karşı birçok topluluğun korunması konusunda önemli rol oynayabilir.
Romalılar beton üretmek için volkan külü, sönmemiş kireç ve volkanik kaya parçaları kullanıyorlardı. Bilim insanları malzemeleri belirlemiş olsalar da hala tarifi çözemediler. Romalılar betonu nasıl bu kadar dayanıklı yapıyorlardı? Asıl meselenin deniz suyu eklemekten geçtiği sonradan fark edildi.
Günümüzde beton çevreden bağımsız ve dolayısıyla zamanla bozulurken Romalılar betonu çevreyle ilişki halinde ürettiler. Karışımın zamanla sağlamlaşmasının sebebi ise deniz suyu. Deniz suyu volkanik maddeyle etkileşime geçince, betonun sağlamlığını arttıran yeni mineraller ortaya çıkıyor.
Utah Üniversitesi’nden jeolog Marie Jackson’ın önderliğindeki araştırmacılar Roma betonu örneklerinin mikroskopik yapılarını sayısız spektroskopik deneyle incelediler. Deneylerde, alüminyum tobermorit kristallerinin gelişimine sebep olan nadir bir reaksiyon gerçekleştiği görüldü.
Jeoloji dedektiflerinin inatçı çalışmaları, söz konusu kristallerin betonlardaki çatlaklardan giren deniz suyu damlalarının volkan kayalarında bulunan filipist mineraliyle etkileşime girmesiyle oluştuğunu ortaya çıkardı.
Jackson, Romalıların dehalarına duyduğu hayranlığı şöyle dile getirdi: “Bunu geliştirmek için çok büyük bir zaman harcamış olmalılar; çok, çok zeki insanlardı.”

Panteon ve Roma’daki Trajan Pazarı gibi yapılarda da bu beton kullanıldı.

Antik dönemin meşhur bilim kitabı Tabiat Tarihi‘nin (Naturalis Historia) yazarı Gaius Plinius Secundus “deniz dalgalarıyla temas ettiğinde ve suya gömüldüğünde büyük bir taş kütlesi haline gelir ve dalgalar onu asla zapt edemez,” diyerek Roma betonunu över.
Bu bulgunun doğruluğu elbette test edildi. Jackson, San Francisco’da, deniz suyu kullanarak Roma betonu üretmeye çalışıyor. Bu belki de, önemi gittikçe artan, daha dayanıklı deniz setleri üretmemize yardımcı olabilir.
Avrupalı bilim insanlarının yaptığı bir çalışmaya göre 21. yüzyılda kıyı takviyesi maliyetleri yıllık 71 milyar doları bulacak. Bu takviyelerin olmadığı durumlarda ise kıyılardaki muhtemel hasar kat kat fazla olacak.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s